"Gönül" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k (→Göndermeler) |
|||
| 61. satır: | 61. satır: | ||
[3084] Fakat [[kavga]] [[görüntü]]sündeki bu iki [[zıt]], [[hoşnut]]luk içinde bir gönül ve bir [[iş]]tir. | [3084] Fakat [[kavga]] [[görüntü]]sündeki bu iki [[zıt]], [[hoşnut]]luk içinde bir gönül ve bir [[iş]]tir. | ||
| + | ---- | ||
| + | [3277] [[Felsefe]]ci [[fikir]] ve [[zan]]nında [[inkâr]]cı olur; gitsin, başını o duvara vursun. | ||
| + | |||
| + | [3278] Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, gönül ehlinin duyularınca hissedilir. | ||
| + | |||
| + | [3279] Hannâne direğinin inlemesini [[inkâr]] eden [[felsefe]]ci, [[veli]]lerin hislerine yabancıdır. | ||
| + | |||
| + | [3280] O der ki: “[[Halk]]ın sevda ışığı, [[halk]]ın görüşüne çok hayaller getirdi.” | ||
| + | |||
| + | [3281] Daha öte, o [[fesat]] ve [[küfür|küfr]]ün yansıması, bu inkârcı [[düşünce]]yi ona yükledi. | ||
| + | |||
| + | [3282] [[Felsefe]]ci [[şeytan]]ı inkâr eder, aynı anda [[şeytan]]ın oyuncağı olur. | ||
| + | |||
| + | [3283] [[Şeytan]]ı görmedinse, kendini gör. Delilik olmadan alında morluk bulunmaz. | ||
| + | |||
| + | [3284] Gönlünde [[şüphe]] ve şaşkınlık bulunan, [[dünya]]da gizli [[felsefe]]cidir. | ||
| + | |||
| + | [3285] İnanır görünür, fakat zaman zaman o [[felsefe]] damarı yüzünü karartır. | ||
==Notlar == | ==Notlar == | ||
<references/> | <references/> | ||
10.00, 29 Ağustos 2008 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mesnevi'den[1]
[175] Gönlün, sırrını mezarı olursa muradın daha kolay gerçekleşir.
[176] Peygamber, “Sırrını gizleyen muradıyla çabuk buluşur,” dedi.
[177] Tohum toprak içinde gizlenince, gizlenmesi bahçenin yeşillenmesine sebep olur.
[178] Altın ve gümüş gizli olmasalardı, madende nasıl oluşurlardı.
[1208] Öyleyse yakınlık dili bizatihi başkadır. Gönüldaşlık, dildaşlıktan daha iyidir.
[1209] Gönülden konuşmasız, imasız ve kayıtsız yüz binlerce tercüman yükselir.
[1131] Hak gönül hoşluğunun, zıddıyla ortaya çıkması için eziyet ve kederi yarattı.
[2265] Sen, aşağılıkla senden olanı alan birinin müridi ve misafirisin.
[2266] Üstün değildir, seni nasıl üstün yapacak? Işık vermiyor, seni karartacak.
[2267] Kendisinin ışığı olmayınca, yakınlıkta başkaları ondan nasıl ışık bulacak.
[2268] Göze ilaç yapan kör gibi. Gözlere ne çeker? Ancak yeşim taşı.
[2269] Bizim durumumuz fakirlikte ve eziyete budur. Hiçbir misfir bize aldanmasın.
[2270] On yıllık kıtlığı şekil olarak görmedinse, gözlerini aç ve bize bak.
[2271] Bizim dışımız iddiacının içi gibi; gönlünde karanlık, dilindeyse parlaklık.
[2272] Allah'tan ne bir kokusu, ne iz var; iddiası Şit'ten ve Âdem'den fazla.
[2273] Şeytan dahi kendi suretini ona göstermemiş; o, ise “Biz abdâldan daha üstünüz” der.
[2274] Kendisinin bizzat bir adam olduğu sanılsın diye dervişlerin sözünü çokça çalmıştır.
[2275] Sözde Bâyezîd'i küçümser; onun içinden ise Yezid utanır.
[2276] Gökyüzünün ekmek ve sofrasından azıksızdır; Hak onun önüne bir kemik atmadı.
[2277] O ise seslenmiş: “Sofra kurdum, Hakk'ın vekiliyim, halife oğluyum.
[2278] Haydi çok mihnetli saf gönüllüler, cömertlik soframdan doyuncaya dek hiç yiyin.”
[2279] İnsanlar yıllarca yarın vaadiyle o kapının etrafında dolaşmış, yarın gelmez.
[2280] İnsanın sırrının az çok açığa çıkması için uzun zaman gerekir:
[2281] Beden duvarının altında hazine mi vardır yoksa yılan, karınca ve ejderha mı?
[2282] Bir şey olmadığı anlaşılınca isteklinin ömrü gitmiş olur, anlamak ne fayda?
[3080] İster iki ayaklı, ister dört ayaklı olsun, bir tane kesen iki ağızlı makas gibi yol alır.
[3081] O iki ortak çamaşırcıya bak, görünüşte onunla bunun ihtilafı vardır.
[3082] Biri çamaşırı suya sokar, diğer ortak onu kurular.
[3083] O, kuru çamaşırı tekrar ıslatır. Sanki kavgayla tersini yapmaktadır.
[3084] Fakat kavga görüntüsündeki bu iki zıt, hoşnutluk içinde bir gönül ve bir iştir.
[3277] Felsefeci fikir ve zannında inkârcı olur; gitsin, başını o duvara vursun.
[3278] Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, gönül ehlinin duyularınca hissedilir.
[3279] Hannâne direğinin inlemesini inkâr eden felsefeci, velilerin hislerine yabancıdır.
[3280] O der ki: “Halkın sevda ışığı, halkın görüşüne çok hayaller getirdi.”
[3281] Daha öte, o fesat ve küfrün yansıması, bu inkârcı düşünceyi ona yükledi.
[3282] Felsefeci şeytanı inkâr eder, aynı anda şeytanın oyuncağı olur.
[3283] Şeytanı görmedinse, kendini gör. Delilik olmadan alında morluk bulunmaz.
[3284] Gönlünde şüphe ve şaşkınlık bulunan, dünyada gizli felsefecidir.
[3285] İnanır görünür, fakat zaman zaman o felsefe damarı yüzünü karartır.
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.