"Zalim" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| 2. satır: | 2. satır: | ||
=== Mesnevi'den<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.</ref> === | === Mesnevi'den<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.</ref> === | ||
| − | [1309] Kazmış olduğu kuyuya düştü. Çünkü zulmü, başına geldi. | + | [1/1309] Kazmış olduğu kuyuya düştü. Çünkü zulmü, başına geldi. |
| − | [1310] Zâlimlerin [[zulüm|zulm]]ü, karanlık kuyu olur. Bütün [[âlim]]ler böyle dediler: | + | [1/1310] Zâlimlerin [[zulüm|zulm]]ü, karanlık kuyu olur. Bütün [[âlim]]ler böyle dediler: |
| − | [1311] Daha zalim olanın kuyusu, daha korkunçtur. [[Adalet]] daha [[kötü]]ye daha [[kötü]] buyurmuştur. | + | [1/1311] Daha zalim olanın kuyusu, daha korkunçtur. [[Adalet]] daha [[kötü]]ye daha [[kötü]] buyurmuştur. |
| − | [1312] Ey makamıyla zulmeden sen! Bil ki kendin için bir kuyu kazıyorsun. | + | [1/1312] Ey makamıyla zulmeden sen! Bil ki kendin için bir kuyu kazıyorsun. |
| − | [1313] İpek böceği gibi kendi çevrene koza örme. Kendin için kuyu kazıyorsun, ölç. | + | [1/1313] İpek böceği gibi kendi çevrene koza örme. Kendin için kuyu kazıyorsun, ölç. |
---- | ---- | ||
| − | [1320] Başkalarında gördüğün nice [[zulüm]], onlardaki senin [[huy]]undur, ey filan! | + | [1/1320] Başkalarında gördüğün nice [[zulüm]], onlardaki senin [[huy]]undur, ey filan! |
| − | [1321] Senin varlığın; [[nifak]], [[zulüm]] ve [[kötü]] sarhoşluğundan onlara yansımıştır. | + | [1/1321] Senin varlığın; [[nifak]], [[zulüm]] ve [[kötü]] sarhoşluğundan onlara yansımıştır. |
| − | [1322] O sensin ve bu darbeyi kendine vuruyorsun, o an kendi üzerine [[lanet]] ağını örüyorsun. | + | [1/1322] O sensin ve bu darbeyi kendine vuruyorsun, o an kendi üzerine [[lanet]] ağını örüyorsun. |
---- | ---- | ||
| − | [1594] Bu [[dil]], taş ve demir gibidir. [[Dil]]den sıçrayan, ateş gibidir. | + | [1/1594] Bu [[dil]], taş ve demir gibidir. [[Dil]]den sıçrayan, ateş gibidir. |
| − | [1595] Bazen rivayet ve bazen laf olsun diye taş ve demiri boş yere birbirine vurma. | + | [1/1595] Bazen rivayet ve bazen laf olsun diye taş ve demiri boş yere birbirine vurma. |
| − | [1596] Çünkü karanlık var ve her taraf pamuk tarlası. Pamuk arasında kıvılcım nasıl olur? | + | [1/1596] Çünkü karanlık var ve her taraf pamuk tarlası. Pamuk arasında kıvılcım nasıl olur? |
| − | [1597] Gözünü kapatıp o [[söz]]lerle dünyayı yakan topluluk zalimdir. | + | [1/1597] Gözünü kapatıp o [[söz]]lerle dünyayı yakan topluluk zalimdir. |
| − | [1598] Bir [[söz]] bir [[âlem]]i yok eder, ölü tilkileri aslan eder. | + | [1/1598] Bir [[söz]] bir [[âlem]]i yok eder, ölü tilkileri aslan eder. |
| + | ---- | ||
| + | [2/1390] Kalem bir [[gaddar]]ın elinde olunca çaresiz, Mansûr idamlık olur. | ||
| + | |||
| + | [2/1390] Bu saltanat [[ahmak]]ların olunca, “Peygamberleri öldürüyorlar” gerekli olur. | ||
| + | |||
| + | [2/1390] Yolunu kaybetmiş bir kavim [[ahmak]]lığından peygamberlere, “Biz, sizinle uğursuzlandık” dedi. | ||
| + | |||
| + | [2/1390] [[hristiyanlık|Hristiyan]]'ın cahilliğine bak, asılmış ilaha sığınmış. | ||
| + | |||
| + | [2/1390] Çünkü onun sözüne göre [[Yahudi]] onu asmış; o zaman onu nasıl koruyabilir? | ||
==Notlar == | ==Notlar == | ||
<references/> | <references/> | ||
06.50, 3 Eylül 2008 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mesnevi'den[1]
[1/1309] Kazmış olduğu kuyuya düştü. Çünkü zulmü, başına geldi.
[1/1310] Zâlimlerin zulmü, karanlık kuyu olur. Bütün âlimler böyle dediler:
[1/1311] Daha zalim olanın kuyusu, daha korkunçtur. Adalet daha kötüye daha kötü buyurmuştur.
[1/1312] Ey makamıyla zulmeden sen! Bil ki kendin için bir kuyu kazıyorsun.
[1/1313] İpek böceği gibi kendi çevrene koza örme. Kendin için kuyu kazıyorsun, ölç.
[1/1320] Başkalarında gördüğün nice zulüm, onlardaki senin huyundur, ey filan!
[1/1321] Senin varlığın; nifak, zulüm ve kötü sarhoşluğundan onlara yansımıştır.
[1/1322] O sensin ve bu darbeyi kendine vuruyorsun, o an kendi üzerine lanet ağını örüyorsun.
[1/1594] Bu dil, taş ve demir gibidir. Dilden sıçrayan, ateş gibidir.
[1/1595] Bazen rivayet ve bazen laf olsun diye taş ve demiri boş yere birbirine vurma.
[1/1596] Çünkü karanlık var ve her taraf pamuk tarlası. Pamuk arasında kıvılcım nasıl olur?
[1/1597] Gözünü kapatıp o sözlerle dünyayı yakan topluluk zalimdir.
[1/1598] Bir söz bir âlemi yok eder, ölü tilkileri aslan eder.
[2/1390] Kalem bir gaddarın elinde olunca çaresiz, Mansûr idamlık olur.
[2/1390] Bu saltanat ahmakların olunca, “Peygamberleri öldürüyorlar” gerekli olur.
[2/1390] Yolunu kaybetmiş bir kavim ahmaklığından peygamberlere, “Biz, sizinle uğursuzlandık” dedi.
[2/1390] Hristiyan'ın cahilliğine bak, asılmış ilaha sığınmış.
[2/1390] Çünkü onun sözüne göre Yahudi onu asmış; o zaman onu nasıl koruyabilir?
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.