"Öfke" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| (Aynı kullanıcının aradaki diğer 2 değişikliği gösterilmiyor) | |||
| 1. satır: | 1. satır: | ||
==Göndermeler== | ==Göndermeler== | ||
| − | === | + | === Mevlânâ'dan === |
| − | + | {{:Mesnevi 000167}} | |
| + | |||
| + | {{:Mesnevi 000077}} | ||
==Notlar == | ==Notlar == | ||
<references/> | <references/> | ||
[[Category:Mevlânâ]] | [[Category:Mevlânâ]] | ||
16.26, 17 Eylül 2011 itibarı ile sayfanın şu anki hâli
Göndermeler[düzenle]
Mevlânâ'dan[düzenle]
|
Bir adam dört kişiye bir dirhem verdi. Biri, “Bunu engûra vereyim” dedi. Diğer biri Araptı “Hayır, ben ineb istiyorum, Ey düzenci!” dedi. Biri Türk'tü ve “Bu, benim; ben ineb istemiyorum, üzüm istiyorum” dedi Bir Rum, “Bu konuşmayı bırakın. İstâfil istiyoruz” dedi. O kişiler çekişerek savaşa girişti; çünkü adların sırrından habersizdiler. Aptallıkla birbirlerini yumrukladılar; cahillikle dolu ve bilgiden boştular. Bir sır sahibi, yüz dilli bir aziz kişi bulunsaydı onları barıştırırdı. Sonra o derdi: “Ben, bu bir dirhemle hepinizin arzusunu veriyorum. Gönlünüzü hilesiz olarak teslim ederseniz, bu dirheminiz birkaç iş yapar. Bir dirheminiz, dört olur; istek, tamamdır. Dört düşman birleşerek bir olur. Her birinizin dediği, savaş ve ayrılık doğurur; benim sözüm, sizi birleştirir. Öyleyse siz susun. Susunuz da, konuşmada sizin diliniz ben olayım.” Sözünüz bir biçimde görünse de, tesir olarak kavga ve öfke kaynağıdır.[1] |
|
Dünyada hasım ve düşman bulunmasaydı, o zaman insanlardaki öfke ölürdü. Cehennem o öfkedir; yaşamak için ona hasım gerekir; yoksa merhamet onu öldürür.[2] |