"Yarın" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
4. satır: 4. satır:
  
 
[1/133] Ey [[refîk]]! [[Sûfî]] ibnü´l-vakt olur; Yarın demek [[tarîk]]ın koşulu değildir.”
 
[1/133] Ey [[refîk]]! [[Sûfî]] ibnü´l-vakt olur; Yarın demek [[tarîk]]ın koşulu değildir.”
----
 
[1/2279] İnsanlar yıllarca yarın [[vaad]]iyle o kapının etrafında dolaşmış, yarın gelmez.
 
  
[1/2280] İnsanın [[sır]]rının az çok açığa çıkması için uzun zaman gerekir:
+
{{:Mesnevi 000150}}
 
 
[1/2281] Beden duvarının altında hazine mi vardır yoksa yılan, karınca ve ejderha mı?
 
 
 
[1/2282] Bir şey olmadığı anlaşılınca [[istek]]linin [[ömür|ömr]]ü gitmiş olur, anlamak ne [[fayda]]?
 
  
 
{{:Mesnevi 000015}}
 
{{:Mesnevi 000015}}
 
 
==Notlar ==
 
==Notlar ==
 
<references/>
 
<references/>
 
[[Category:Mevlânâ]]
 
[[Category:Mevlânâ]]

04.53, 14 Eylül 2011 tarihindeki hâli

Göndermeler

Mesnevi'den[1]

[1/132] Dedi ki,“beni doyur; zirâ ben kesinlikle açım ve acele et, vakit kesici bir kılıçtır.

[1/133] Ey refîk! Sûfî ibnü´l-vakt olur; Yarın demek tarîkın koşulu değildir.”

Sen, aşağılıkla senden olanı alan birinin müridi ve misafirisin.

Üstün değildir, seni nasıl üstün yapacak? Işık vermiyor, seni karartacak.

Kendisinin ışığı olmayınca, yakınlıkta başkaları ondan nasıl ışık bulacak.

Göze ilaç yapan kör gibi. Gözlere ne çeker? Ancak yeşim taşı.

Bizim durumumuz fakirlikte ve eziyete budur. Hiçbir misafir bize aldanmasın.

On yıllık kıtlığı şekil olarak görmedinse, gözlerini aç ve bize bak.

Bizim dışımız iddiacının içi gibi; gönlünde karanlık, dilindeyse parlaklık.

Allah'tan ne bir kokusu, ne iz var; iddiası Şit'ten ve Âdem'den fazla.

Şeytan dahi kendi suretini ona göstermemiş; o, ise “Biz abdâldan daha üstünüz” der.

Kendisinin bizzat bir adam olduğu sanılsın diye dervişlerin sözünü çokça çalmıştır.

Sözde Bâyezîd'i küçümser; onun içinden ise Yezid utanır.

Gökyüzünün ekmek ve sofrasından azıksızdır; Hakk onun önüne bir kemik atmadı.

O ise seslenmiş: “Sofra kurdum, Hakk'ın vekiliyim, halife oğluyum.

Haydi çok mihnetli saf gönüllüler, cömertlik soframdan doyuncaya dek hiç yiyin.”

İnsanlar yıllarca yarın vaadiyle o kapının etrafında dolaşmış, yarın gelmez.

İnsanın sırrının az çok açığa çıkması için uzun zaman gerekir:

Beden duvarının altında hazine mi vardır yoksa yılan, karınca ve ejderha mı?

Bir şey olmadığı anlaşılınca isteklinin ömrü gitmiş olur, anlamak ne fayda?[2]

Duygu gören gözüne toprak saç; duygu gözü, aklın ve dinin düşmanıdır.

Allah duygu gözünü kör diye isimlendirdi; ona putperest dedi; bizim zıddımız diye adlandırdı.

Çünkü o köpük gördü, ama denizi görmedi; çünkü mevcut anı gördü, ama yarını görmedi.

Yarının ve bulunulan anın efendisi, onun önünde; oysa bir hazineden mangırdan başka bir şey görmüyor.[3]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2265-2282)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(2. kitap, 1599-1602)