"Üstünlük" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
3. satır: 3. satır:
 
{{:AS00002}}
 
{{:AS00002}}
 
=== Mevlânâ'dan ===
 
=== Mevlânâ'dan ===
{| border="1"
 
|-
 
|
 
 
{{:Mesnevi 000005}}
 
{{:Mesnevi 000005}}
|-
 
|
 
[1/408] [[Halife]] [[Leyla]]'ya dedi: “O, sen misin? [[Mecnun]] senden dolayı mı perişan oldu ve kendini kaybetti?
 
  
[1/409] Sen diğer [[güzel]]lerden üstünlük değilsin!” -[[Leyla]]- dedi: “Sus! Zira sen [[Mecnun]] değilsin.”
+
{{:Mesnevi 000124}}
|-
+
 
|
 
 
[1/2265] Sen, aşağılıkla senden olanı alan birinin müridi ve misafirisin.
 
[1/2265] Sen, aşağılıkla senden olanı alan birinin müridi ve misafirisin.
  
24. satır: 17. satır:
 
|
 
|
 
{{:Mesnevi 000086}}
 
{{:Mesnevi 000086}}
|-
 
|}
 
 
==Notlar ==
 
==Notlar ==
 
<references/>
 
<references/>
 
[[Category:Mevlânâ]]
 
[[Category:Mevlânâ]]
 
[[Category:Atasözü]]
 
[[Category:Atasözü]]

08.47, 8 Eylül 2011 tarihindeki hâli

Göndermeler

Atasözü

Akıl akıldan üstündür.

Mevlânâ'dan

Kâfirler üstünlük iddiasında maymun tabiatlıdır. Tabiat sinede bir afettir.

İnsanoğlu ne yaparsa, maymun da onu yapar; sürekli insanda gördüğünü yapar.

“Ben onun gibi yaptım” zanneder. Farkı nasıl bilecek, bu husumet yanlısı?

Bu emirden dolayı yapar, o ise husumet için. Husumet yanlılarının başına toprak dök.

O münafık, emre uyanla birlikte husumet için namaza durur, niyaz için değil.[1]

Halife Leyla'ya dedi: “O, sen misin? Mecnun senden dolayı mı perişan oldu ve kendini kaybetti?
Sen diğer güzellerden üstün değilsin!” -Leyla- dedi: “Sus! Zira sen Mecnun değilsin.”[2]

[1/2265] Sen, aşağılıkla senden olanı alan birinin müridi ve misafirisin.

[1/2266] Üstün değildir, seni nasıl üstünlük yapacak? Işık vermiyor, seni karartacak.

...

[1/2273] Şeytan dahi kendi suretini ona göstermemiş; o, ise “Biz abdâldan daha üstünüz” der. |- |

İhsan sahipleri yüz bağış, cömertlik ve iyilikle altın biriktirip şairleri bekler.

Onlara göre bir şiir, yüz kumaş yükünden daha iyidir; özellikle de derinden inci çıkaran şair olursa,

İnsan ilk olarak ekmeğe hırs duyar; çünkü azık ve ekmek canın direğidir.

-İnsan- hırs ve isteğinden kazanca doğru, gaspa ve yüz hileye doğru canını avucuna koyup çabalar.

Nadir olarak ekmeğe ihtiyacı olmadığında üne ve şairlerin övgüsüne âşıktır;

Soyunu ve işlerini yüceltsinler, onun üstünlüğünü anlatmak için kürsüler kursunlar diye;

Haşmeti ve altın bağışlaması, konuşmalara amber gibi koku versin diye.[3]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(1. kitap, 281-285)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(1. kitap, 408-409)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1186-1192)