"Kent" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| 2. satır: | 2. satır: | ||
=== Mevlânâ'dan === | === Mevlânâ'dan === | ||
{{:Mesnevi 000017}} | {{:Mesnevi 000017}} | ||
| + | |||
| + | {{:Mesnevi 000050}} | ||
==Notlar == | ==Notlar == | ||
<references/> | <references/> | ||
[[Category:Mevlânâ]] | [[Category:Mevlânâ]] | ||
13.37, 9 Kasım 2008 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mevlânâ'dan
| Ey dostlar! Gönül, güven yurdudur. orada pınarlar, gül bahçesi içinde gül bahçesi vardır.
Ey yürüyen! Kalbine yönel ve yürü; orada ağaçlar ve akan pınarlar vardır. Köye gitme; köy adamı ahmak yapar; aklı nursuz ve cansız yapar. Ey seçkin kişi! Peygamberin sözünü dinle: “Köyde yerleşmek, aklın mezarıdır.” Kim bir gün ve gece köyde kalsa, bir aya kadar aklı tamam olmaz. Bir aya kadar ahmaklık onunla birliktedir. Köy otundan bunlardan başka ne biçilir. Köyde bir ay kalan kişide bir zaman cahillik ve körlük olur. Köy nedir? Ermemiş, taklide ve delile tutunmuş şeyh. Bu duygular, küllî akıl şehri önünde değirmende gözü bağlı eşekler gibidir.[1] |
|
Tahta oturduklarında padişahların elleri kılıçlı dehşetli adamları bulunur. Sopa, mızrak ve kılıçları vardır; heybetlerinden aslanlar titrer. Çavuşların seslerinden ve sopaların korkusundan canlar gevşer. Bu sesler, geçmekte olan özel ve halktan kişileri padişahtan haberdar etmek içindir. Bu haşmet, halkın, başlarına kibir külahı koymamaları içindir. Böylece onların ben ve bizleri kırılır; bencil nefis, fitne ve kötülük yapmaz. Şehir, padişahın ceza olarak darbesi ve yakalaması olduğu için güvendedir.[2] |