İnci
Göndermeler[düzenle]
Mevlânâ'dan[1][düzenle]
|
Senin yarasaya benzer duygun, batıya koşmakta; inci saçan duygun doğuya gitmekte.[2] |
|
İhsan sahipleri yüz bağış, cömertlik ve iyilikle altın biriktirip şairleri bekler. Onlara göre bir şiir, yüz kumaş yükünden daha iyidir; özellikle de derinden inci çıkaran şair olursa, İnsan ilk olarak ekmeğe hırs duyar; çünkü azık ve ekmek canın direğidir. -İnsan- hırs ve isteğinden kazanca doğru, gaspa ve yüz hileye doğru canını avucuna koyup çabalar. Nadir olarak ekmeğe ihtiyacı olmadığında üne ve şairlerin övgüsüne âşıktır; Soyunu ve işlerini yüceltsinler, onun üstünlüğünü anlatmak için kürsüler kursunlar diye; Haşmeti ve altın bağışlaması, konuşmalara amber gibi koku versin diye.[3] |
|
Veya dalgıçlar gibi; suyu dibinde herkes aceleyle bir şey toplar. Mücevher ve iri inci ümidiyle onu bunu torbaya doldururlar. Derin denizin dibinden yukarı çıktıklarında büyük incinin sahibi belli olur; Biri küçük inci getirmiştir; diğeri taş parçası ve boncuk getirmiştir.[4] |
|
Denizdeki inci gibi "Deniz nerede?" der; o hayal, sedef gibi onun duvarıdır. "O nerede?" demek, ona perde oluyor; güneşinin ışığına bulut oluyor. Kötü gözü de, gözünün bağıdır; onun set kaldırması da, ona set olmuştur. Onun aklı da, kulağını kapatmıştır. Ey Hak şaşkını! Hak'la akıllı ol.[5] |
Notlar[düzenle]
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, )
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(2. kitap, 48)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1186-1192)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 331-334)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 1080-1083)