Asıl
Göndermeler[düzenle]
Mesnevi'den[1][düzenle]
|
Yukarıda kuş, altında gölgesi toprak üzerinde kuş gibi kanat çırparak koşar. Bir aptal bu gölgenin avcısı olur, o kadar koşar ki güçsüz kalır, Bunun, havadaki kuşun aksi olduğundan habersiz; bu gölgenin aslının nerede olduğundan habersiz. Gölgeye ok atar, onu elde etmek için okluğu boşalır Ömür okluğu boşaldı; ömür gölge avında acelece koşmakla geçip gitti.[2] |
|
Başını koydu, uykuya daldı, rüya gördü: Hak'tan ona bir nida geldi, canı onu duydu. Her sesin ve nağmenin aslı olan sesi. Ses bizzat odur ve bu gerisi yankıdır. Türk, Kürt, Farsi ve Arap, bu sesi kulak ve dudak olmadan anlamışlardır. Türk, Tacik ve Zenci'nin ne yeri var? O nidayı odun ve taş anlamıştır.[3] |
|
Hamal, ağır yüke koşar; yükü başkalarından kapar. Hamalların, yük için savaşını gör; iş görenin çalışması böyledir. |
|
O berraklığın ve iyi adın hayaliyle renge bürünmek iyidir; ancak, Hayali üzere onun aslına kadar gidersen, kat kat hayale tapanlar gibi olmazsan.[5] |
Notlar[düzenle]
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 418-422)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2108-2109)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 1824-1826)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 365-366)