Fitne
Gezinti kısmına atla
Arama kısmına atla
Göndermeler[düzenle]
Mevlânâ'dan[düzenle]
| Ben şeytana delille karşı koyamam; çünkü her şerefli ve alçağın fitnesidir o.[1] |
|
Tahta oturduklarında padişahların elleri kılıçlı dehşetli adamları bulunur. Sopa, mızrak ve kılıçları vardır; heybetlerinden aslanlar titrer. Çavuşların seslerinden ve sopaların korkusundan canlar gevşer. Bu sesler, geçmekte olan özel ve halktan kişileri padişahtan haberdar etmek içindir. Bu haşmet, halkın, başlarına kibir külahı koymamaları içindir. Böylece onların ben ve bizleri kırılır; bencil nefis, fitne ve kötülük yapmaz. Şehir, padişahın ceza olarak darbesi ve yakalaması olduğu için güvendedir.[2] |
|
Fitneler içinde çocuk gibiyim ya da sarhoş gibi; benim elime kılıç layık değildir. Aklım olsaydı ve geri dursaydım, kılıç benim elimde zafer olurdu. Sadece doğrudan kılıç çalsın diye güneş gibi ışık veren akıl gerekir.[3] |
Notlar[düzenle]
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 2693)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 3771-3778)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 656-568)