Mesnevi 000198

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 15.01, 18 Eylül 2011 tarihli sürüm (Sayfa oluşturdu, içeriği: '{| border="1" |- | Dedi: “Ey batılla yaşayan ve kendileri için Hakk'ın huzurunda ağladığım kavim! Hak söylemişti: [[Zulü...')
(fark) ← Önceki hâli | Güncel sürüm (fark) | Sonraki hâli → (fark)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Dedi: “Ey batılla yaşayan ve kendileri için Hakk'ın huzurunda ağladığım kavim!

Hak söylemişti: Zulümlerine sabret, onlara öğüt ver, onların döneminden çok kalmadı.

Ben demiştim: Öğüt cefayla bağlandı, öğüt sütü sevgi ve samimiyetle kaynar.

Bana çokça cefa ettiniz, damarlarımda öğüt sütü dondu.

Hak bana demişti: Sana lütfederim, o yaralara merhem koyarım.

Hak gönlümü gökyüzü gibi berraklaştırmış, gönlümden zulmünüzü süpürmüştü.

Ben tekrar nasihatte bulunmuş, şeker gibi vecizeler ve sözler söylemiştim.

Şekerden taze süt çıkarmış; süt ve balı sözle karıştırmıştım.

Bu sözler size zehir gibi gelmişti. Çünkü [kök]ünüz ve dibiniz, zehirlik yerdeydi.

Nasıl üzülürüm? Zira gam baş aşağı oldu. Gam sizdiniz, ey inatçı kavim!

Hiç kimse, gamın ölümüne ağlar mı? Başındaki yara gidince, kimse saçını yolar mı?”[1]

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2545-2555)