Mesnevi 000198
|
Dedi: “Ey batılla yaşayan ve kendileri için Hakk'ın huzurunda ağladığım kavim! Hak söylemişti: Zulümlerine sabret, onlara öğüt ver, onların döneminden çok kalmadı. Ben demiştim: Öğüt cefayla bağlandı, öğüt sütü sevgi ve samimiyetle kaynar. Bana çokça cefa ettiniz, damarlarımda öğüt sütü dondu. Hak bana demişti: Sana lütfederim, o yaralara merhem koyarım. Hak gönlümü gökyüzü gibi berraklaştırmış, gönlümden zulmünüzü süpürmüştü. Ben tekrar nasihatte bulunmuş, şeker gibi vecizeler ve sözler söylemiştim. Şekerden taze süt çıkarmış; süt ve balı sözle karıştırmıştım. Bu sözler size zehir gibi gelmişti. Çünkü [kök]ünüz ve dibiniz, zehirlik yerdeydi. Nasıl üzülürüm? Zira gam baş aşağı oldu. Gam sizdiniz, ey inatçı kavim! Hiç kimse, gamın ölümüne ağlar mı? Başındaki yara gidince, kimse saçını yolar mı?”[1] |
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2545-2555)