Kibir

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 13.37, 9 Kasım 2008 tarihli sürüm
(fark) ← Önceki hâli | Güncel sürüm (fark) | Sonraki hâli → (fark)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Göndermeler[düzenle]

Mevlânâ'dan[düzenle]

Zamanın kutbunun nefesi karşısında naklî ilmi, su varken teyemmüm etmek gibi bil.

Kendini aptal yap, ondan sonra ona tabi olarak yürü. Kurtuluşu, ancak bu aptallıkla bulursun.

Ey oğul! İnsanların sultanı bunun için, "Cennet ehlinin çoğu aptaldır" demiştir.

Zekilik, senin için kibir ve gururlandırıcı -şey- gibidir; gönlünün sağlam kalması için aptal ol.

Maskaralıkta iki kat olan aptal değil; Hakk'ın hayranı ve şaşkını olan aptal -ol-.[1]

Tahta oturduklarında padişahların elleri kılıçlı dehşetli adamları bulunur.

Sopa, mızrak ve kılıçları vardır; heybetlerinden aslanlar titrer.

Çavuşların seslerinden ve sopaların korkusundan canlar gevşer.

Bu sesler, geçmekte olan özel ve halktan kişileri padişahtan haberdar etmek içindir.

Bu haşmet, halkın, başlarına kibir külahı koymamaları içindir.

Böylece onların ben ve bizleri kırılır; bencil nefis, fitne ve kötülük yapmaz.

Şehir, padişahın ceza olarak darbesi ve yakalaması olduğu için güvendedir.[2]

Notlar[düzenle]

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1417-1421)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 3771-3778)