Münafık

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 15.48, 8 Kasım 2008 tarihli sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Göndermeler

Mevlânâ'dan

Kâfirler üstünlük iddiasında maymun tabiatlıdır. Tabiat sinede bir afettir.

İnsanoğlu ne yaparsa, maymun da onu yapar; sürekli insanda gördüğünü yapar.

“Ben onun gibi yaptım” zanneder. Farkı nasıl bilecek, bu husumet yanlısı?

Bu emirden dolayı yapar, o ise husumet için. Husumet yanlılarının başına toprak dök.

O münafık, emre uyanla birlikte husumet için namaza durur, niyaz için değil.[1]

[1/292] Mîm, vâv, mâm ve nûn harfleri şereflendirmez. «Mümin» kelimesi sadece tanımlamak içindir.


[2/726] Senin nefis eşeğin gitti. Onu bir çiviye bağla. Ne zamana kadar iş ve yükten kaçacak, ne zamana kadar?

[2/727] Onun taşımasına değer şey, sabır ve şükür yüküdür; ister yüz yıl süresince, ister otuz, yirmi yılda.

[2/728] Hiçbir günahkâr başkasının günahını almaz; hiç kimse bir şey ekmedikçe biçemez.

[2/729] Ham tamahtır bu. Ey oğul! Ham yeme. Ham yemek insanda hastalık yapar:

[2/730] “Şu filan ansızın define buldu, ben aynısını istiyorum, ne ne dükkân” demek gibi.

[2/731] Bu, talih işidir. O da nadirdir. Beden güçlü oldukça kazanmak gerekir.

[2/732] Kazanmak defineye nasıl mani olur? İşten ayağını çekme, define bizzat ardındadır.

[2/733] Bu şekilde, “Bunu yapsaydım ya da şu diğerini” diye «eğer»e tutsak olmayasın.

[2/734] Çünkü uyumlu peygamber «eğer» demekten menetti ve "O, münafıklıktandır" dedi.

[2/735] Zira o münafık «eğer» diyerek öldü ve «eğer» demekten ancak hasret elde etti.

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(1. kitap, 281-285)