Yer

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 12.19, 18 Eylül 2011 tarihli sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Göndermeler

Mevlânâ'dan

Başını koydu, uykuya daldı, rüya gördü: Hak'tan ona bir nida geldi, canı onu duydu.

Her sesin ve nağmenin aslı olan sesi. Ses bizzat odur ve bu gerisi yankıdır.

Türk, Kürt, Farsi ve Arap, bu sesi kulak ve dudak olmadan anlamışlardır.

Türk, Tacik ve Zenci'nin ne yeri var? O nidayı odun ve taş anlamıştır.[1]

Yokluk ve noksanlığın ortaya çıktığı yer, bütün sanatların güzellik aynasıdır.[2]

Bilinmeyen harabede konrunmak için altın definesi vardır.

Bilinen yere define nasıl konur? Ferahlık, bunun gibi sıkıntı altında gizlidir.[3]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2108-2109)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 3203)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 1133-1134)