Haşmet
Göndermeler
Mevlânâ'dan
|
İhsan sahipleri yüz bağış, cömertlik ve iyilikle altın biriktirip şairleri bekler. Onlara göre bir şiir, yüz kumaş yükünden daha iyidir; özellikle de derinden inci çıkaran şair olursa, İnsan ilk olarak ekmeğe hırs duyar; çünkü azık ve ekmek canın direğidir. -İnsan- hırs ve isteğinden kazanca doğru, gaspa ve yüz hileye doğru canını avucuna koyup çabalar. Nadir olarak ekmeğe ihtiyacı olmadığında üne ve şairlerin övgüsüne âşıktır; Soyunu ve işlerini yüceltsinler, onun üstünlüğünü anlatmak için kürsüler kursunlar diye; Haşmeti ve altın bağışlaması, konuşmalara amber gibi koku versin diye.[1] |
|
Tahta oturduklarında padişahların elleri kılıçlı dehşetli adamları bulunur. Sopa, mızrak ve kılıçları vardır; heybetlerinden aslanlar titrer. Çavuşların seslerinden ve sopaların korkusundan canlar gevşer. Bu sesler, geçmekte olan özel ve halktan kişileri padişahtan haberdar etmek içindir. Bu haşmet, halkın, başlarına kibir külahı koymamaları içindir. Böylece onların ben ve bizleri kırılır; bencil nefis, fitne ve kötülük yapmaz. Şehir, padişahın ceza olarak darbesi ve yakalaması olduğu için güvendedir.[2] |