Zıt

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 09.09, 7 Eylül 2011 tarihli sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Göndermeler

Mesnevi'den[1]

Gece ışık yoktu ve renkleri görmedin. O halde ışığın zıddıyla sana belli oldu:

Işığı görünce, rengi görülür. Ve bunu ışığın zıddıyla hemen bilirsin.

Hak gönül hoşluğunun, zıddıyla ortaya çıkması için eziyet ve kederi yarattı.

Öyleyse gizli olan şeyler zıddıyla anlaşılır. Hak, zıddı olmadığı için gizlidir.

Çünkü bakış ışığa doğrudur, sonra renge. Zıt zıddıyla belli olur, Rum ve Zenci gibi.[2]

[1/3080] İster iki ayaklı, ister dört ayaklı olsun, bir tane kesen iki ağızlı makas gibi yol alır.

[1/3081] O iki ortak çamaşırcıya bak, görünüşte onunla bunun ihtilafı vardır.

[1/3082] Biri çamaşırı suya sokar, diğer ortak onu kurular.

[1/3083] O, kuru çamaşırı tekrar ıslatır. Sanki kavgayla tersini yapmaktadır.

[1/3084] Fakat kavga görüntüsündeki bu iki zıt, hoşnutluk içinde bir gönül ve bir iştir.

Duygu gören gözüne toprak saç; duygu gözü, aklın ve dinin düşmanıdır.

Allah duygu gözünü kör diye isimlendirdi; ona putperest dedi; bizim zıddımız diye adlandırdı.

Çünkü o köpük gördü, ama denizi görmedi; çünkü mevcut anı gördü, ama yarını görmedi.

Yarının ve bulunulan anın efendisi, onun önünde; oysa bir hazineden mangırdan başka bir şey görmüyor.[3]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 1129-1133)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(2. kitap, 1599-1602)