Zıt

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 08.58, 9 Kasım 2008 tarihli sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Göndermeler

Mesnevi'den[1]

[1/1129] Gece ışık yoktu ve renkleri görmedin. O halde ışığın zıddıyla sana belli oldu:

[1/1130] Işığı görünce, rengi görülür. Ve bunu ışığın zıddıyla hemen bilirsin.

[1/1131] Hak gönül hoşluğunun, zıddıyla ortaya çıkması için eziyet ve kederi yarattı.

[1/1132] Öyleyse gizli olan şeyler zıddıyla anlaşılır. Hak, zıddı olmadığı için gizlidir.

[1/1133] Çünkü bakış ışığa doğrudur, sonra renge. Zıt zıddıyla belli olur, Rum ve Zenci gibi.


[1/3080] İster iki ayaklı, ister dört ayaklı olsun, bir tane kesen iki ağızlı makas gibi yol alır.

[1/3081] O iki ortak çamaşırcıya bak, görünüşte onunla bunun ihtilafı vardır.

[1/3082] Biri çamaşırı suya sokar, diğer ortak onu kurular.

[1/3083] O, kuru çamaşırı tekrar ıslatır. Sanki kavgayla tersini yapmaktadır.

[1/3084] Fakat kavga görüntüsündeki bu iki zıt, hoşnutluk içinde bir gönül ve bir iştir.

Duygu gören gözüne toprak saç; duygu gözü, aklın ve dinin düşmanıdır.

Allah duygu gözünü kör diye isimlendirdi; ona putperest dedi; bizim zıddımız diye adlandırdı.

Çünkü o köpük gördü, ama denizi görmedi; çünkü mevcut anı gördü, ama yarını görmedi.

Yarının ve bulunulan anın efendisi, onun önünde; oysa bir hazineden mangırdan başka bir şey görmüyor.[2]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(2. kitap, 1599-1602)