"Gazali:00017" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k (Yeni sayfa: {| border="1" |- |İkinci âfet, o kitaplardaki sözleri kabul etmekten ileri gelen fenalıkdır. Felsefeye ait «İhvanussafa» ve benzeri kitapları okuyan kimseler, onların içinde P...)
 
k
1. satır: 1. satır:
 
{| border="1"
 
{| border="1"
 
|-
 
|-
|İkinci âfet, o kitaplardaki sözleri kabul etmekten ileri gelen fenalıkdır. Felsefeye ait «İhvanussafa» ve benzeri kitapları okuyan kimseler, onların içinde Peygamberlere ait hikmetli sözleri mutasavvıfların fikirlerini görür, ekseriya kitapları beğenir ve kabul eder. Onlara karşı hüzn-i zan sahibi olur. Okuyup beğendiği sözlerin kendisinde bıraktığı müsbet intiba dolayısiyle ona karıştırılmış olan felsefecilerin batıl fikirlerini de hemen kabul etmekte bir mahzur görmez. İşte bu, batıla doğru bir nev´i istidraç (yaklaştırma)dır. Bu felâketten dolayı  onları okumakta büyük mahzur vardır. Yüzmeyi iyi bilmeyenleri deniz kenarında dolaşmaktan men´etmek lâzım geldiği gibi halka da yanlış fikirlerle dolu bu gibi kitapları okutmamalıdır. Çocukları yılana dokunmaktan men´etmek lâzım geldiği gibi, halkı da batıl fikirlerle doldurulmuş bu gibi karışık sözleri dinlemekten alıkoymak iktiza eder. Efsunlu kimsenin de küçük çocuğunuın kendisini taklid edeceğini «Ben de babam gibi yılana dokunabilirim» diyeceğini anlarsa onun yanında yılana el sürmemesi, bilâkis çocuüun yanında bizzat kendi korunarak ona yılandan korunmayı telkin etmesi icabeder. İşte hakikî âlimin de bu şekilde hareket etmesi lâzımdır.<ref>;Gazali (1096),'''El Munkızu Min-ed Dalâl''', İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 46-47</ref>
+
|İkinci [[afet|âfet]], o [[kitap]]lardaki [[söz]]leri kabul etmekten ileri gelen [[fena]]lıkdır. [[Felsefe]]ye ait «İhvanussafa» ve benzeri kitapları okuyan kimseler, onların içinde Peygamberlere ait [[hikmet]]li [[söz]]leri [[mutasavvıf]]ların [[fikir]]lerini görür, ekseriya [[kitap]]ları beğenir ve kabul eder. Onlara karşı hüzn-i zan sahibi olur. Okuyup beğendiği [[söz]]lerin kendisinde bıraktığı [[müsbet]] [[intiba]] dolayısiyle ona karıştırılmış olan [[felsefeci]]lerin [[batıl]] [[fikir]]lerini de hemen kabul etmekte bir mahzur görmez. İşte bu, [[batıl]]a doğru bir nev´i istidraç (yaklaştırma)dır. Bu felâketten dolayı  onları okumakta büyük mahzur vardır. Yüzmeyi iyi bilmeyenleri deniz kenarında dolaşmaktan men´etmek lâzım geldiği gibi [[halk]]a da [[yanlış]] [[fikir]]lerle dolu bu gibi[[ kitap]]ları okutmamalıdır. Çocukları [[yılan]]a dokunmaktan men´etmek lâzım geldiği gibi, [[halk]]ı da [[batıl]] [[fikir]]lerle doldurulmuş bu gibi karışık sözleri dinlemekten alıkoymak iktiza eder. Efsunlu kimsenin de küçük çocuğunuın kendisini taklid edeceğini «Ben de babam gibi yılana dokunabilirim» diyeceğini anlarsa onun yanında [[yılan]]a el sürmemesi, bilâkis çocuğun yanında bizzat kendi korunarak ona [[yılan]]dan korunmayı telkin etmesi icabeder. İşte [[hakiki|hakikî]] [[alim|âlim]]in de bu şekilde hareket etmesi lâzımdır.<ref>;Gazali (1096),'''El Munkızu Min-ed Dalâl''', İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 46-47</ref>
 
|-
 
|-
 
|}
 
|}

11.13, 22 Şubat 2010 tarihindeki hâli

İkinci âfet, o kitaplardaki sözleri kabul etmekten ileri gelen fenalıkdır. Felsefeye ait «İhvanussafa» ve benzeri kitapları okuyan kimseler, onların içinde Peygamberlere ait hikmetli sözleri mutasavvıfların fikirlerini görür, ekseriya kitapları beğenir ve kabul eder. Onlara karşı hüzn-i zan sahibi olur. Okuyup beğendiği sözlerin kendisinde bıraktığı müsbet intiba dolayısiyle ona karıştırılmış olan felsefecilerin batıl fikirlerini de hemen kabul etmekte bir mahzur görmez. İşte bu, batıla doğru bir nev´i istidraç (yaklaştırma)dır. Bu felâketten dolayı onları okumakta büyük mahzur vardır. Yüzmeyi iyi bilmeyenleri deniz kenarında dolaşmaktan men´etmek lâzım geldiği gibi halka da yanlış fikirlerle dolu bu gibikitapları okutmamalıdır. Çocukları yılana dokunmaktan men´etmek lâzım geldiği gibi, halkı da batıl fikirlerle doldurulmuş bu gibi karışık sözleri dinlemekten alıkoymak iktiza eder. Efsunlu kimsenin de küçük çocuğunuın kendisini taklid edeceğini «Ben de babam gibi yılana dokunabilirim» diyeceğini anlarsa onun yanında yılana el sürmemesi, bilâkis çocuğun yanında bizzat kendi korunarak ona yılandan korunmayı telkin etmesi icabeder. İşte hakikî âlimin de bu şekilde hareket etmesi lâzımdır.[1]
  1. ;Gazali (1096),El Munkızu Min-ed Dalâl, İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 46-47