Fena
Gezinti kısmına atla
Arama kısmına atla
Göndermeler[düzenle]
Hallac-ı Mansur'dan[düzenle]
| “Görünce Rabbimi gönül gözüyle
Sordum: Kimsin ey Sen? Dedi: Senim Ben.
«Nerde»yle ilgili olmamışsın Sen! Kuruntuya nasıp gelmemiş Hak'dan Ki bilsin nerdedir zatın ey Mevlâ! Bütün «nerdeler»i Sensin kuşatan; Sen nerdesin? «Nerdesiz»ce uzakta. Eriyip tükendi benimle fenâ Yok oldum da ancak ulaştım Sana!”[1] |
İmam-ı Gazali'den[düzenle]
| İkinci âfet, o kitaplardaki sözleri kabul etmekten ileri gelen fenalıkdır. Felsefeye ait «İhvanussafa» ve benzeri kitapları okuyan kimseler, onların içinde Peygamberlere ait hikmetli sözleri mutasavvıfların fikirlerini görür, ekseriya kitapları beğenir ve kabul eder. Onlara karşı hüzn-i zan sahibi olur. Okuyup beğendiği sözlerin kendisinde bıraktığı müsbet intiba dolayısiyle ona karıştırılmış olan felsefecilerin batıl fikirlerini de hemen kabul etmekte bir mahzur görmez. İşte bu, batıla doğru bir nev´i istidraç (yaklaştırma)dır. Bu felâketten dolayı onları okumakta büyük mahzur vardır. Yüzmeyi iyi bilmeyenleri deniz kenarında dolaşmaktan men´etmek lâzım geldiği gibi halka da yanlış fikirlerle dolu bu gibikitapları okutmamalıdır. Çocukları yılana dokunmaktan men´etmek lâzım geldiği gibi, halkı da batıl fikirlerle doldurulmuş bu gibi karışık sözleri dinlemekten alıkoymak iktiza eder. Efsunlu kimsenin de küçük çocuğunuın kendisini taklid edeceğini «Ben de babam gibi yılana dokunabilirim» diyeceğini anlarsa onun yanında yılana el sürmemesi, bilâkis çocuğun yanında bizzat kendi korunarak ona yılandan korunmayı telkin etmesi icabeder. İşte hakikî âlimin de bu şekilde hareket etmesi lâzımdır.[2] |