"Çalışma" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| 14. satır: | 14. satır: | ||
[3/3090] Kişi sabahleyin dükkâna giderken, rızk [[ümit]] ve [[beklenti]]siyle koşar. | [3/3090] Kişi sabahleyin dükkâna giderken, rızk [[ümit]] ve [[beklenti]]siyle koşar. | ||
| + | |||
| + | {{:Mesnevi 000076}} | ||
==Notlar == | ==Notlar == | ||
<references/> | <references/> | ||
[[Category:Mevlânâ]] | [[Category:Mevlânâ]] | ||
13.17, 11 Kasım 2008 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mevlânâ'dan
| Surette güzeller arasında fark olduğu gibi beşerin aklında bu farklılık vardır.
Ahmed bir sözünde bu şekilde buyurdu: “Erkeklerin güzelliği dillerinde gizlidir.” Akılların farklılığı, yaratılıştadır; sünnilere uygun olarak dinlemek gerekir; -Bu- Mutezile olanların -şu- sözünün aksinedir: “Akıllar yaratılışta aynı orandadır. Tecrübe ve eğitim, onu azaltır ve çoğaltır; böylece birini, birinden daha bilgili yapar.” Bu batıldır; mesela bir meslekte tecrübesi buunmayan çocuğun görüşü; O küçük çocuktan bir düşünce doğar da yaşlı kişi yüz tecrübesine rağmen onu hissetmez. Yaratılıştan bulunan, çalışma ve düşünmeyle olan üstünlükten bizzat üstün ve daha iyidir.[1] |
[3/3088] Korkak tabiatlı, cam canlı tacirin ticaretinde ne kâr vardır, ne de ziyan.
[3/3089] Hatta ziyanı vardır, çünkü mahrumdur ve hordur; şule yutan, ışık bulur.
[3/3090] Çünkü bütün işler ümit üzeredir; din işi evlâdır; bununla kurtulursun.
[3/3090] Burada ümitten başka kapı çalmaya izin yoktur. Allah doğruyu daha iyi bilir.
[3/3090] Boyunları çalışmaktan iğ gibi olsa da kişileri mesleklere çağıran, ümit ve beklentidir.
[3/3090] Kişi sabahleyin dükkâna giderken, rızk ümit ve beklentisiyle koşar.
| Senin çalışman ve gücünle ortaya çıkmasa da, camii oğlun yapacak.
Ey hikmet sahibi! Onun yapması senin yapmandır. Bil ki müminlerin ezeli bir birliği vardır. Müminler sayılıdır, ancak iman birdir; bedenleri sayılıdır, ancak can birdir. İnsanın, inek ve eşekte bulunan anlayış ve candan başka bir aklı ve canı vardır. Hayvanî canın birliği yoktur; sen bu birliği rüzgâr/havanî canda arama. Bu ekmek yese, o doymaz; bu yük çekse o, ağırlaşmaz. Hatta bu, onun ölümünden sevinir; onun azığını görse kıskançlılıktan ölür. Kurtların ve köpeklerin canı ayrıdır; Allah'ın aslanlarının canları birdir. Canlarını, isim olarak çoğul dedim; çünkü o bir can, bedene göre yüzdür. Gökteki güneşin bir ışığı gibidir; evlerin alanına göre yüzdür. Ancak sen duvarı aradan kaldırırsan, onların bütün ışıkları bir olur. Evlerin temeli yıkıldığında, müminler bir kişi kalır. Bu sözden farklar ve güçlükler doğar; çünkü benzer değildir, örnektir bu. Aslanın şahsıyla yiğit insanın şahsı arasında sınırsız farklar vardır. Ey güzel bekişli! Ancak örnek anında -aralarındaki- birliğe cesurluk açısında bak. Çünkü o yiğit, sonuçta aslan gibidir; her yönden aslanın aynısı değildir. Bu dünyanın birleşik bir sureti yok ki, ben sana benzerini göstereyim.[2] |