"Vesvese" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| 1. satır: | 1. satır: | ||
==Göndermeler== | ==Göndermeler== | ||
| − | === | + | === Mevlânâ'dan === |
| − | + | Her biri kendi aslına bağlıdır; ihtiyatlı ol, birbirine benzerler.<br> | |
| − | + | Nitekim vesvese ve Elest vahyi; her ikisi akılla anlaşılır, fakat fark vardır.<br> | |
| − | + | Her ikisi [[gönül]] çarşısının tellallarıdır, mallarını överler. Ey bey!<br> | |
| − | + | Sen [[gönül]] sarrafıysan [[düşünce]]yi tanı. İki düşüncenin sırrını, esirci gibi ayırt et.<br> | |
| − | + | Bu iki [[düşünce]]yi şüpheden bilmiyorsan, “Aldatmaca yok” de; koşma ve koşturma.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 3488-3492)</ref> | |
| − | + | ---- | |
| − | + | Ey kerem sahipleri! Mescid-i Aksâ yapın. Zira [[Süleyman]] tekrar geldi; vesselâm.<br> | |
| − | + | [[Cin]]ler ve [[peri]]ler bundan geri durursa, [[melek]]ler hepsini çembere alır.<br> | |
| − | + | [[Süleyman]] gibi ol da, [[cin]]lerin senin köşkün için taş kessin.<br> | |
| + | [[Süleyman]] gibi vesvesesiz ve [[hile]]siz ol; o zaman [[cin]] ve [[dev]] buyruğuna uyar.<br> | ||
| + | Senin [[yüzük|yüzüğ]]ün bu [[gönül]]dür; dikkat et de, [[yüzük]] [[cin]]in [[av]]ı olmasın.<br> | ||
| + | O zaman [[cin]], yüzükle senin üzerinde sürekli Süleymanlık eder. Sakın! Vesselâm.<br> | ||
| + | Ey [[gönül]]! O [[Süleyman]]lık ortadan kalkmamıştır; senin başında ve kalbinde [[Süleyman]]lık edici vardır.<br> | ||
| + | [[Cin]] de bir zaman [[Süleyman]]lık eder; fakat her dokumacı nasıl atlas dokur?<br> | ||
| + | Elini onun eli gibi hareket ettirir, ancak onların arasında iyice [[fark]] vardır.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1145-1154)</ref> | ||
==Notlar == | ==Notlar == | ||
<references/> | <references/> | ||
[[Category:Mevlânâ]] | [[Category:Mevlânâ]] | ||
11.07, 7 Kasım 2008 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mevlânâ'dan
Her biri kendi aslına bağlıdır; ihtiyatlı ol, birbirine benzerler.
Nitekim vesvese ve Elest vahyi; her ikisi akılla anlaşılır, fakat fark vardır.
Her ikisi gönül çarşısının tellallarıdır, mallarını överler. Ey bey!
Sen gönül sarrafıysan düşünceyi tanı. İki düşüncenin sırrını, esirci gibi ayırt et.
Bu iki düşünceyi şüpheden bilmiyorsan, “Aldatmaca yok” de; koşma ve koşturma.[1]
Ey kerem sahipleri! Mescid-i Aksâ yapın. Zira Süleyman tekrar geldi; vesselâm.
Cinler ve periler bundan geri durursa, melekler hepsini çembere alır.
Süleyman gibi ol da, cinlerin senin köşkün için taş kessin.
Süleyman gibi vesvesesiz ve hilesiz ol; o zaman cin ve dev buyruğuna uyar.
Senin yüzüğün bu gönüldür; dikkat et de, yüzük cinin avı olmasın.
O zaman cin, yüzükle senin üzerinde sürekli Süleymanlık eder. Sakın! Vesselâm.
Ey gönül! O Süleymanlık ortadan kalkmamıştır; senin başında ve kalbinde Süleymanlık edici vardır.
Cin de bir zaman Süleymanlık eder; fakat her dokumacı nasıl atlas dokur?
Elini onun eli gibi hareket ettirir, ancak onların arasında iyice fark vardır.[2]