"Akıl" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
|||
| 7. satır: | 7. satır: | ||
[154] Biri eşeğin kuyruk altına bir diken koyar. Eşek onu çıkarmasını bilmez, sıçrar. | [154] Biri eşeğin kuyruk altına bir diken koyar. Eşek onu çıkarmasını bilmez, sıçrar. | ||
| − | [155] Sıçrar ve bu diken daha | + | [155] Sıçrar ve bu diken daha sağlam batar. Dikeni çıkarmak için bir akıllı gerekir. |
[156] Eşek dikeni çıkarmak için acı ve dertle çifte atar, yüz yerini yaralar. | [156] Eşek dikeni çıkarmak için acı ve dertle çifte atar, yüz yerini yaralar. | ||
18.44, 29 Ağustos 2008 tarihindeki hâli
Göndermeler
Atasözü
Akıl akıldan üstündür.
Mesnevi'den[1]
[50] İstisnâyı dile getirmemiş ne çok kimsenin cânı istisnânın cânıyla eştir.
[154] Biri eşeğin kuyruk altına bir diken koyar. Eşek onu çıkarmasını bilmez, sıçrar.
[155] Sıçrar ve bu diken daha sağlam batar. Dikeni çıkarmak için bir akıllı gerekir.
[156] Eşek dikeni çıkarmak için acı ve dertle çifte atar, yüz yerini yaralar.
[957] Hür bir adam kuşluk vaktinde vardı, Süleyman'ın adliye sarayına koştu.
[958] Kederden yüzü sarı ve her iki dudağı mordu. Sonra Süleyman, “Ey efendi! ne oldu?” dedi.
[959] -Adam- “Azrail bana öfke ve kinle dolu şöyle bir bakış attı” dedi.
[960] Süleyman, “Acele et! Şimdi ne istiyorusn? İste” dedi. -Adam- dedi: “Ey can sığınağı! Rüzgara emret.
[961] Beni buradan Hindistan'a götürsün. Ola ki o tarafa giden kul, canını kurtarır.”
[962] İşte halk yoksulluktan kaçar, bundan dolayı hırs ve emele lokma olurlar.
[963] Yoksulun korkusu, o korkunun örneğidir. Sen hırs ve çabayı Hindistan bil.
[964] -Süleyman- rüzgâra emretti; onu Hindistan'ın uzak tarafına, bir adaya götürdü.
[965] Sonraki gün toplantı ve görüşme vakti; Süleyman Azrail'e dedi:
[966] “O müslümana neden öfkeyle baktın da evinden avare oldu?”
[967] -Azrail- dedi “Ben öfkeyle ne zaman baktım? Hayretle, yolda ona baktım.
[968] Çünkü Hak bana 'Bugün, haydi! Onun canını sen Hindistan'da al' diye emretti.
[969] Hayretle dedim: Onun yüz kanadı olsa, Hindistan'a gitmesi uzaktır.”
[2052] Senin gizlide cüzî aklın var, dünyada bir aklı olgun kişi ara.
[2053] Senin parçan onun bütününden bir bütün olur. Küllî akıl nefse boyun bağı gibidir.
[2215] İstek üstüne istek olmasaydı cüzî akıl, küll akıldan söz etmezdi.
[2497] Aklın deveci gibi, sense deve; acı buyrukla seni her tarafa çekiyor.
[2498] Veliler aklın aklıdır. Ve akıllar, -kervanda- sona dek develer gibi.
[2499] Artık onlara ibret almak için bak. Yüz binlerin canı, bir kılavuzdur.
[281] Kâfirler üstünlük iddiasında maymun tabiatlıdır. Tabiat sinede bir afettir.
[282] İnsanoğlu ne yaparsa, maymun da onu yapar; sürekli insanda gördüğünü yapar.
[3317] Çaresiz kâfirlerin kanı, vahşi hayvanlar gibi, okların ve mızrakların önünde mubah olur.
[3318] Onların eşleri çocukları bütün mubahtır. Çünkü akılsız, reddedilmiş ve aşağılıktırlar.
[3319] Yine aklın aklından kaçan akıl, akıllılıktan hayvanlar mertebesine intikal eder.
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.