"Vesvese" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
 
(Aynı kullanıcının aradaki diğer 2 değişikliği gösterilmiyor)
1. satır: 1. satır:
 
==Göndermeler==
 
==Göndermeler==
 
=== Mevlânâ'dan ===
 
=== Mevlânâ'dan ===
Her biri kendi aslına bağlıdır; ihtiyatlı ol, birbirine benzerler.<br>
+
{{:Mesnevi 000139}}
Nitekim vesvese ve Elest vahyi; her ikisi akılla anlaşılır, fakat fark vardır.<br>
+
 
Her ikisi [[gönül]] çarşısının tellallarıdır, mallarını överler. Ey bey!<br>
+
{{:Mesnevi 000119}}
Sen [[gönül]] sarrafıysan [[düşünce]]yi tanı. İki düşüncenin sırrını, esirci gibi ayırt et.<br>
 
Bu iki [[düşünce]]yi şüpheden bilmiyorsan, “Aldatmaca yok” de; koşma ve koşturma.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 3488-3492)</ref>
 
----
 
Ey kerem sahipleri! Mescid-i Aksâ yapın. Zira [[Süleyman]] tekrar geldi; vesselâm.<br>
 
[[Cin]]ler ve [[peri]]ler bundan geri durursa, [[melek]]ler hepsini çembere alır.<br>
 
[[Süleyman]] gibi ol da, [[cin]]lerin senin köşkün için taş kessin.<br>
 
[[Süleyman]] gibi vesvesesiz ve [[hile]]siz ol; o zaman [[cin]] ve [[dev]] buyruğuna uyar.<br>
 
Senin [[yüzük|yüzüğ]]ün bu [[gönül]]dür; dikkat et de, [[yüzük]] [[cin]]in [[av]]ı olmasın.<br>
 
O zaman [[cin]], yüzükle senin üzerinde sürekli Süleymanlık eder. Sakın! Vesselâm.<br>
 
Ey [[gönül]]! O [[Süleyman]]lık ortadan kalkmamıştır; senin başında ve kalbinde [[Süleyman]]lık edici vardır.<br>
 
[[Cin]] de bir zaman [[Süleyman]]lık eder; fakat her dokumacı nasıl atlas dokur?<br>
 
Elini onun eli gibi hareket ettirir, ancak onların arasında iyice [[fark]] vardır.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1145-1154)</ref>
 
 
==Notlar ==
 
==Notlar ==
 
<references/>
 
<references/>
 
[[Category:Mevlânâ]]
 
[[Category:Mevlânâ]]

14.19, 18 Eylül 2011 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Göndermeler[düzenle]

Mevlânâ'dan[düzenle]

Her biri kendi aslına bağlıdır; ihtiyatlı ol, birbirine benzerler.

Nitekim vesvese ve Elest vahyi; her ikisi akılla anlaşılır, fakat fark vardır.

Her ikisi gönül çarşısının tellallarıdır, mallarını överler. Ey bey!

Sen gönül sarrafıysan düşünceyi tanı. İki düşüncenin sırrını, esirci gibi ayırt et.

Bu iki düşünceyi şüpheden bilmiyorsan, “Aldatmaca yok” de; koşma ve koşturma.[1]

Ey kerem sahipleri! Mescid-i Aksâ yapın. Zira Süleyman tekrar geldi; vesselâm.

Cinler ve periler bundan geri durursa, melekler hepsini çembere alır.

Süleyman gibi ol da, cinlerin senin köşkün için taş kessin.

Süleyman gibi vesvesesiz ve hilesiz ol; o zaman cin ve dev buyruğuna uyar.

Senin yüzüğün bu gönüldür; dikkat et de, yüzük cinin avı olmasın.

O zaman cin, yüzükle senin üzerinde sürekli Süleymanlık eder. Sakın! Vesselâm.

Ey gönül! O Süleymanlık ortadan kalkmamıştır; senin başında ve kalbinde Süleymanlık edici vardır.

Cin de bir zaman Süleymanlık eder; fakat her dokumacı nasıl atlas dokur?

Elini onun eli gibi hareket ettirir, ancak onların arasında iyice fark vardır.[2]

Notlar[düzenle]

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 3488-3492)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1145-1154)