"Mesnevi 000166" sayfasının sürümleri arasındaki fark
Gezinti kısmına atla
Arama kısmına atla
k (Sayfa oluşturdu, içeriği: '{| border="1" |- | Başını koydu, uykuya daldı, rüya gördü: Hak'tan ona bir nida geldi, canı onu duydu. Her sesin ve [[na...') |
k |
||
| 2. satır: | 2. satır: | ||
|- | |- | ||
| | | | ||
| − | [[Baş]]ını koydu, [[uyku]]ya daldı, [[rüya]] gördü: [[Hak]]'tan ona bir [[nida]] geldi, [[can]]ı onu [[duyma|duy]]du. | + | [[Baş]]ını koydu, [[uyku]]ya daldı, [[rüya]] gördü: [[Hakk|Hak]]'tan ona bir [[nida]] geldi, [[can]]ı onu [[duyma|duy]]du. |
Her [[ses]]in ve [[nağme]]nin [[asıl|asl]]ı olan [[ses]]i. [[Ses]] bizzat odur ve bu gerisi [[yankı]]dır. | Her [[ses]]in ve [[nağme]]nin [[asıl|asl]]ı olan [[ses]]i. [[Ses]] bizzat odur ve bu gerisi [[yankı]]dır. | ||
15.39, 17 Eylül 2011 tarihindeki hâli
|
Başını koydu, uykuya daldı, rüya gördü: Hak'tan ona bir nida geldi, canı onu duydu. Her sesin ve nağmenin aslı olan sesi. Ses bizzat odur ve bu gerisi yankıdır. Türk, Kürt, Farsi ve Arap, bu sesi kulak ve dudak olmadan anlamışlardır. Türk, Tacik ve Zenci'nin ne yeri var? O nidayı odun ve taş anlamıştır.[1] |
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2108-2109)