"Mesnevi 000150" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
2. satır: 2. satır:
 
|-
 
|-
 
|
 
|
 +
Sen, [[aşağılık]]la senden olanı alan birinin [[mürid]]i ve [[misafir]]isin.
 +
 +
[[üstünlük|Üstün]] değildir, seni nasıl [[üstünlük|üstün]] yapacak? [[Işık]] vermiyor, seni karartacak.
 +
 +
Kendisinin [[ışık|ışığ]]ı olmayınca, [[yakınlık]]ta başkaları ondan nasıl [[ışık]] bulacak.
 +
 +
[[Göz]]e [[ilaç]] yapan [[kör]] gibi. [[Göz]]lere ne çeker? Ancak [[yeşim]] [[taş]]ı.
 +
 +
Bizim durumumuz [[yoksulluk|fakirlik]]te ve [[eziyet]]e budur. Hiçbir [[misfir]] bize aldanmasın.
 +
 +
On yıllık [[kıt]]lığı şekil olarak görmedinse, gözlerini aç ve bize bak.
 +
 +
Bizim [[dış]]ımız [[iddiacı]]nın [[iç]]i gibi; [[gönül|gönl]]ünde [[karanlık]], [[dil]]indeyse parlaklık.
 +
 +
Allah'tan ne bir [[koku]]su, ne [[iz]] var; [[iddia]]sı Şit'ten ve [[Âdem]]'den fazla.
 +
 +
[[Şeytan]] dahi kendi [[suret]]ini ona göstermemiş; o, ise “Biz [[abdâl]]dan daha [[üstünlük|üstün]]üz” der.
 +
 +
Kendisinin bizzat bir [[adam]] olduğu sanılsın diye [[derviş]]lerin sözünü çokça çalmıştır.
 +
 +
Sözde Bâyezîd'i küçümser; onun içinden ise [[Yezid]] utanır.
 +
 +
[[Gökyüzü]]nün [[ekmek]] ve [[sofra]]sından [[azık]]sızdır; Hakk onun önüne bir [[kemik]] atmadı.
 +
 +
O ise seslenmiş: “[[Sofra]] kurdum, [[Hakk]]'ın [[vekil]]iyim, [[halife]] oğluyum.
 +
 +
Haydi çok [[mihnet]]li [[saf]] [[gönül]]lüler, [[cömert]]lik [[sofra]]mdan doyuncaya dek hiç [[yeme|yiyin]].”
 +
 
[[İnsan]]lar yıllarca [[yarın]] [[vaad]]iyle o [[kapı]]nın etrafında dolaşmış, [[yarın]] gelmez.
 
[[İnsan]]lar yıllarca [[yarın]] [[vaad]]iyle o [[kapı]]nın etrafında dolaşmış, [[yarın]] gelmez.
  
[[İnsan]]ın [[sır]]rının az çok açığa çıkması için uzun zaman gerekir:
+
[[İnsan]]ın [[sır]]rının az çok [[açık|açığ]]a çıkması için uzun [[zaman]] gerekir:
  
 
[[Beden]] [[duvar]]ının altında [[hazine]] mi vardır yoksa [[yılan]], [[karınca]] ve [[ejderha]] mı?
 
[[Beden]] [[duvar]]ının altında [[hazine]] mi vardır yoksa [[yılan]], [[karınca]] ve [[ejderha]] mı?
  
Bir şey olmadığı anlaşılınca [[istek]]linin [[ömür|ömr]]ü gitmiş olur, anlamak ne [[fayda]]?<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2279-2282)</ref>
+
Bir şey olmadığı anlaşılınca [[istek]]linin [[ömür|ömr]]ü gitmiş olur, anlamak ne [[fayda]]?<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2265-2282)</ref>
 
|-
 
|-
 
|}
 
|}

05.13, 15 Eylül 2011 tarihindeki hâli

Sen, aşağılıkla senden olanı alan birinin müridi ve misafirisin.

Üstün değildir, seni nasıl üstün yapacak? Işık vermiyor, seni karartacak.

Kendisinin ışığı olmayınca, yakınlıkta başkaları ondan nasıl ışık bulacak.

Göze ilaç yapan kör gibi. Gözlere ne çeker? Ancak yeşim taşı.

Bizim durumumuz fakirlikte ve eziyete budur. Hiçbir misfir bize aldanmasın.

On yıllık kıtlığı şekil olarak görmedinse, gözlerini aç ve bize bak.

Bizim dışımız iddiacının içi gibi; gönlünde karanlık, dilindeyse parlaklık.

Allah'tan ne bir kokusu, ne iz var; iddiası Şit'ten ve Âdem'den fazla.

Şeytan dahi kendi suretini ona göstermemiş; o, ise “Biz abdâldan daha üstünüz” der.

Kendisinin bizzat bir adam olduğu sanılsın diye dervişlerin sözünü çokça çalmıştır.

Sözde Bâyezîd'i küçümser; onun içinden ise Yezid utanır.

Gökyüzünün ekmek ve sofrasından azıksızdır; Hakk onun önüne bir kemik atmadı.

O ise seslenmiş: “Sofra kurdum, Hakk'ın vekiliyim, halife oğluyum.

Haydi çok mihnetli saf gönüllüler, cömertlik soframdan doyuncaya dek hiç yiyin.”

İnsanlar yıllarca yarın vaadiyle o kapının etrafında dolaşmış, yarın gelmez.

İnsanın sırrının az çok açığa çıkması için uzun zaman gerekir:

Beden duvarının altında hazine mi vardır yoksa yılan, karınca ve ejderha mı?

Bir şey olmadığı anlaşılınca isteklinin ömrü gitmiş olur, anlamak ne fayda?[1]

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2265-2282)