"Gazali:00031" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
 
1. satır: 1. satır:
 
{| border="1"
 
{| border="1"
 
|-
 
|-
|İkinci kısım, [ [[filozof]]ların] [[din]]in [[ilke]]leriyle asla çatışmayan ve [[peygamber]]lerin -Allah'ın rahmeti üzerlerine olsun- doğruladığı şeylerle zorunlu bir ilgisi bulunmayan konular üzerine yaptıkları tartışmalardan ibarettir. Mesela, onların "[[Ay]] tutulması, [[Ay]] ışığını [[Güneş]]'ten aldığından, [[yerküre]]nin [[Güneş]]'le [[Ay]] arasına girmesi sonucu [[Ay]]'ın ışığının kararması olayıdır. [[Güneş]]'le [[Ay]] arasına girmesi sonucu [[Ay]]'ın ışığının kararması olayıdır. [Yani] [[dünya|yer]] yuvarlaktır ve [[gök]] onu her yandan kuşatmıştır. [[Ay]] [[dünya|yer]]in gölgesine rastlayınca [[Güneş]] ışığından yoksun kalır" şeklindeki görüşleri ile "[[Güneş]] tutulmasının anlamı, [[Ay]]'ın, bakan kimse ile [[Güneş]] arasına girmesi demektir; bu ise [[Ay]] ile [[Güneş]]'in aynı zamanda iki düğümde (''ukdeteyn'')<ref>Ay'ın tutulma düzlemini kestiği çap karşıtı iki noktaya "iki düğüm(''''İtalik yazı''ukdeteyn'')" denmektedir.</ref> birleşmesiyle gerçekleşir" şeklindeki görüşleri gibi.
+
|İkinci kısım, [ [[filozof]]ların] [[din]]in [[ilke]]leriyle asla çatışmayan ve [[peygamber]]lerin -Allah'ın rahmeti üzerlerine olsun- doğruladığı şeylerle zorunlu bir ilgisi bulunmayan konular üzerine yaptıkları tartışmalardan ibarettir. Mesela, onların "[[Ay]] tutulması, [[Ay]] ışığını [[Güneş]]'ten aldığından, [[yerküre]]nin [[Güneş]]'le [[Ay]] arasına girmesi sonucu [[Ay]]'ın ışığının kararması olayıdır. [[Güneş]]'le [[Ay]] arasına girmesi sonucu [[Ay]]'ın ışığının kararması olayıdır. [Yani] [[dünya|yer]] yuvarlaktır ve [[gök]] onu her yandan kuşatmıştır. [[Ay]] [[dünya|yer]]in gölgesine rastlayınca [[Güneş]] ışığından yoksun kalır" şeklindeki görüşleri ile "[[Güneş]] tutulmasının anlamı, [[Ay]]'ın, bakan kimse ile [[Güneş]] arasına girmesi demektir; bu ise [[Ay]] ile [[Güneş]]'in aynı zamanda iki düğümde (''ukdeteyn'')<ref>Ay'ın tutulma düzlemini kestiği çap karşıtı iki noktaya "iki düğüm(''ukdeteyn'')" denmektedir.</ref> birleşmesiyle gerçekleşir" şeklindeki görüşleri gibi.
 
Biz bu tür [[bilgi]]lerin (''[[fen]]n'') geçersiz kılınması üzerinde ayrıntılı olarak durmayacağız; çünkü bu hiçbir yarar sağlamaz. Kim ki bunu geçersiz kılmak için tartışmaya girişmenin [[din]]in gereği olduğunu sanırsa, [[din]]e karşı suç işlemiş ve onu zaafa uğratmış olur. Zira [ [[astronomi]]ye dair] bu meseleler, hiçbir [[şüphe]]ye yer bırakmayan [[geometri]] ve [[matematik]] [[kanıt]]lara dayanmaktadır. [[Ay]] ve [[Güneş]] tutulmasının vaktini ve süresini sebepleriyle birlikte haber verecek kadar bu meseleleri iyi bilen ve [[delil]]lerini inceleyen kimseye "Bu tavrın [[şeriat]]a aykırıdır" denildiğinde, sözkonusu kimse kendi [[bilgi]]sinden değil, [[şeriat]]tan [[şüphe]] eder. Hâlbuki [[şeriat]]ın öngörmediği bir [[yöntem]]le [[şeriat]]a yardıma kalkışanın ona verdiği zarar, kendi yöntemiyle [[şeriat]]a zarar vermek isteyenin ona vereceği zarardan daha büyüktür. Nitekim "[[Akıllı]] [[düşman]] [[cahil|câhil]] [[dost]]tan daha iyidir" denilmiştir.<ref>{{:RefGazali1}}, s.6-7</ref>
 
Biz bu tür [[bilgi]]lerin (''[[fen]]n'') geçersiz kılınması üzerinde ayrıntılı olarak durmayacağız; çünkü bu hiçbir yarar sağlamaz. Kim ki bunu geçersiz kılmak için tartışmaya girişmenin [[din]]in gereği olduğunu sanırsa, [[din]]e karşı suç işlemiş ve onu zaafa uğratmış olur. Zira [ [[astronomi]]ye dair] bu meseleler, hiçbir [[şüphe]]ye yer bırakmayan [[geometri]] ve [[matematik]] [[kanıt]]lara dayanmaktadır. [[Ay]] ve [[Güneş]] tutulmasının vaktini ve süresini sebepleriyle birlikte haber verecek kadar bu meseleleri iyi bilen ve [[delil]]lerini inceleyen kimseye "Bu tavrın [[şeriat]]a aykırıdır" denildiğinde, sözkonusu kimse kendi [[bilgi]]sinden değil, [[şeriat]]tan [[şüphe]] eder. Hâlbuki [[şeriat]]ın öngörmediği bir [[yöntem]]le [[şeriat]]a yardıma kalkışanın ona verdiği zarar, kendi yöntemiyle [[şeriat]]a zarar vermek isteyenin ona vereceği zarardan daha büyüktür. Nitekim "[[Akıllı]] [[düşman]] [[cahil|câhil]] [[dost]]tan daha iyidir" denilmiştir.<ref>{{:RefGazali1}}, s.6-7</ref>
 
|-
 
|-
 
|}
 
|}

06.38, 23 Şubat 2011 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

İkinci kısım, [ filozofların] dinin ilkeleriyle asla çatışmayan ve peygamberlerin -Allah'ın rahmeti üzerlerine olsun- doğruladığı şeylerle zorunlu bir ilgisi bulunmayan konular üzerine yaptıkları tartışmalardan ibarettir. Mesela, onların "Ay tutulması, Ay ışığını Güneş'ten aldığından, yerkürenin Güneş'le Ay arasına girmesi sonucu Ay'ın ışığının kararması olayıdır. Güneş'le Ay arasına girmesi sonucu Ay'ın ışığının kararması olayıdır. [Yani] yer yuvarlaktır ve gök onu her yandan kuşatmıştır. Ay yerin gölgesine rastlayınca Güneş ışığından yoksun kalır" şeklindeki görüşleri ile "Güneş tutulmasının anlamı, Ay'ın, bakan kimse ile Güneş arasına girmesi demektir; bu ise Ay ile Güneş'in aynı zamanda iki düğümde (ukdeteyn)[1] birleşmesiyle gerçekleşir" şeklindeki görüşleri gibi.

Biz bu tür bilgilerin (fenn) geçersiz kılınması üzerinde ayrıntılı olarak durmayacağız; çünkü bu hiçbir yarar sağlamaz. Kim ki bunu geçersiz kılmak için tartışmaya girişmenin dinin gereği olduğunu sanırsa, dine karşı suç işlemiş ve onu zaafa uğratmış olur. Zira [ astronomiye dair] bu meseleler, hiçbir şüpheye yer bırakmayan geometri ve matematik kanıtlara dayanmaktadır. Ay ve Güneş tutulmasının vaktini ve süresini sebepleriyle birlikte haber verecek kadar bu meseleleri iyi bilen ve delillerini inceleyen kimseye "Bu tavrın şeriata aykırıdır" denildiğinde, sözkonusu kimse kendi bilgisinden değil, şeriattan şüphe eder. Hâlbuki şeriatın öngörmediği bir yöntemle şeriata yardıma kalkışanın ona verdiği zarar, kendi yöntemiyle şeriata zarar vermek isteyenin ona vereceği zarardan daha büyüktür. Nitekim "Akıllı düşman câhil dosttan daha iyidir" denilmiştir.[2]

  1. Ay'ın tutulma düzlemini kestiği çap karşıtı iki noktaya "iki düğüm(ukdeteyn)" denmektedir.
  2. Gazzalî, (109?), Filozofların Tutarsızlığı, Neşir ve Tercüme: Mahmut Kaya ve Hüseyin Sarıoğlu, İstanbul: Klasik Yayınları, İkinci Basım 2009, s.6-7