"Gazali:00012" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k (Yeni sayfa: {| border="1" |- |Bu âfet, islâm dininde samimi fakat cahil olan kimselerden doğmuştur. Bunlar İslâm dinine yardımın felsefeye ait bütün ilimleri inkâr etmekle mümkün olaca...)
 
k
 
(Aynı kullanıcının aradaki diğer 2 değişikliği gösterilmiyor)
1. satır: 1. satır:
 
{| border="1"
 
{| border="1"
 
|-
 
|-
|Bu âfet, islâm dininde samimi fakat cahil olan kimselerden doğmuştur. Bunlar İslâm dinine yardımın felsefeye ait bütün ilimleri inkâr etmekle mümkün olacağını zannettiler. Ve onların bu husustaki ilimlerini reddedip cahil olduklarını iddia ettiler.Hattâ güneşin, ayın tutulması hakkındaki sözlerini kabul etmediler. Bu gibi iddiaların şeriata muhalif olduğunu söylediler. Cahillerin bu inkârları, güneşin, ayın tutulması keyfiyetini, kati bir delille bilen bir kimsenin kulağına geçtiği zaman kendi delilinde şek ve şüpheye düşmez. Ancak İslâmın cehl üzere kurulduğu zannına kapılır. Bu suretle felsefeye karşı sevgisi, İslâma karşı buğzu artar. Bu ilimleri kabul etmemekle İslâma yardım edeceklerini zannedenler, dine karşı büyük bir cinayet işlemişlerdir. Halbuki ne şeriat bu ilimleri gerek müsbet gerek menfi olarak reddetmiş, ne de bu ilimler din işlerine karşı taarruz halinde bulunmuşlardır.<ref>;Gazali (1096),'''El Munkızu Min-ed Dalâl''', İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 31</ref>
+
|Bu [[âfet]], [[islâm]] [[din]]inde [[samimi]] fakat [[cahil]] olan kimselerden doğmuştur. Bunlar [[İslâm]] [[din]]ine yardımın [[felsefe]]ye ait bütün [[ilim]]leri [[inkâr]] etmekle mümkün olacağını zannettiler. Ve onların bu husustaki [[ilim]]lerini reddedip [[cahil]] olduklarını iddia ettiler.Hattâ [[güneş]]in, [[ay]]ın tutulması hakkındaki sözlerini kabul etmediler. Bu gibi iddiaların [[şeriat]]a [[muhalif]] olduğunu söylediler. [[Cahil]]lerin bu [[inkâr]]ları, [[güneş]]in, [[ay]]ın tutulması [[keyfiyet]]ini, kati bir [[delil]]le bilen bir kimsenin kulağına geçtiği zaman kendi [[delil]]inde [[şek]] ve [[şüphe]]ye düşmez. Ancak [[İslâm]]ın [[cehl]] üzere kurulduğu zannına kapılır. Bu suretle[[ felsefe]]ye karşı [[sevgi]]si, [[İslâm]]a karşı buğzu artar. Bu [[ilim]]leri kabul etmemekle [[İslâm]]a yardım edeceklerini zannedenler, [[din]]e karşı büyük bir [[cinayet]] işlemişlerdir. Halbuki ne [[şeriat]] bu [[ilim]]leri gerek [[müsbet]] gerek [[menfi]] olarak reddetmiş, ne de bu [[ilim]]ler [[din]] işlerine karşı [[taarruz]] halinde bulunmuşlardır.<ref>{{:RefGazali2}}, s. 36</ref>
 
|-
 
|-
 
|}
 
|}

06.28, 23 Şubat 2011 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Bu âfet, islâm dininde samimi fakat cahil olan kimselerden doğmuştur. Bunlar İslâm dinine yardımın felsefeye ait bütün ilimleri inkâr etmekle mümkün olacağını zannettiler. Ve onların bu husustaki ilimlerini reddedip cahil olduklarını iddia ettiler.Hattâ güneşin, ayın tutulması hakkındaki sözlerini kabul etmediler. Bu gibi iddiaların şeriata muhalif olduğunu söylediler. Cahillerin bu inkârları, güneşin, ayın tutulması keyfiyetini, kati bir delille bilen bir kimsenin kulağına geçtiği zaman kendi delilinde şek ve şüpheye düşmez. Ancak İslâmın cehl üzere kurulduğu zannına kapılır. Bu suretlefelsefeye karşı sevgisi, İslâma karşı buğzu artar. Bu ilimleri kabul etmemekle İslâma yardım edeceklerini zannedenler, dine karşı büyük bir cinayet işlemişlerdir. Halbuki ne şeriat bu ilimleri gerek müsbet gerek menfi olarak reddetmiş, ne de bu ilimler din işlerine karşı taarruz halinde bulunmuşlardır.[1]
  1. Gazali (1108), El Munkızu Min-ed Dalâl, İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 36