"İlk" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
10. satır: 10. satır:
 
[[Soy]]unu ve [[iş]]lerini yüceltsinler, onun [[üstünlük|üstünlüğ]]ünü anlatmak için kürsüler kursunlar diye;<br>
 
[[Soy]]unu ve [[iş]]lerini yüceltsinler, onun [[üstünlük|üstünlüğ]]ünü anlatmak için kürsüler kursunlar diye;<br>
 
[[Haşmet]]i ve [[altın]] bağışlaması, konuşmalara amber gibi koku versin diye.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1186-1192)</ref>
 
[[Haşmet]]i ve [[altın]] bağışlaması, konuşmalara amber gibi koku versin diye.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1186-1192)</ref>
 
+
----
 +
Bu [[akıl]], [[öğrenme]]ye ve [[anlama]]ya [[kabiliyet]]lidir; ama [[vahiy]] sahibi ona öğretir.<br>
 +
Bütün [[sanat]]ların öncesi, kesin olarak [[vahiy]]dendir; ancak [[akıl]] onu artırdı.<br>
 +
Bak, bu [[Akıl|akl]]ımız hiçbir [[sanat]]ı [[usta]]sız öğrenebilir mi?<br>
 +
[[Hile]]de kılı yararsa da, hiçbir [[meslek]] [[usta]]sız ele geçmez.<br>
 +
[[Sanat]]ın [[bilgi]]si bu [[akıl]]dan olsaydı, her hangi bir [[meslek]] [[usta]]sız elde edilirdi.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1295-1299)</ref>
 
==Notlar ==
 
==Notlar ==
 
<references/>
 
<references/>
 
[[Category:Mevlânâ]]
 
[[Category:Mevlânâ]]

09.41, 8 Kasım 2008 tarihindeki hâli

Göndermeler

Mevlânâ'dan

Düşüncede ilk olan, işte sonra ortaya çıkar; özellikle de ezel vasfı bulunan düşünce olursa.[1]


İhsan sahipleri yüz bağış, cömertlik ve iyilikle altın biriktirip şairleri bekler.
Onlara göre bir şiir, yüz kumaş yükünden daha iyidir; özellikle de derinden inci çıkaran şair olursa,
İnsan ilk olarak ekmeğe hırs duyar; çünkü azık ve ekmek canın direğidir.
-İnsan- hırs ve isteğinden kazanca doğru, gaspa ve yüz hileye doğru canını avucuna koyup çabalar.
Nadir olarak ekmeğe ihtiyacı olmadığında üne ve şairlerin övgüsüne âşıktır;
Soyunu ve işlerini yüceltsinler, onun üstünlüğünü anlatmak için kürsüler kursunlar diye;
Haşmeti ve altın bağışlaması, konuşmalara amber gibi koku versin diye.[2]


Bu akıl, öğrenmeye ve anlamaya kabiliyetlidir; ama vahiy sahibi ona öğretir.
Bütün sanatların öncesi, kesin olarak vahiydendir; ancak akıl onu artırdı.
Bak, bu aklımız hiçbir sanatı ustasız öğrenebilir mi?
Hilede kılı yararsa da, hiçbir meslek ustasız ele geçmez.
Sanatın bilgisi bu akıldan olsaydı, her hangi bir meslek ustasız elde edilirdi.[3]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 529)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1186-1192)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1295-1299)