Enflasyon
(İng. inflation) Fiyatların artışı.
Enflasyonun parasal ve reel bileşeni
Enflasyon, yaygın biçimde göreli fiyat hareketlerinin etkisinden arınmış fiyat artışı olarak düşünülür ve zımnen sorunsuz biçimde tek bir oranla, diyelim ki π ile ölçülebileceği benimsenir. Buna enflasyonun ilk tanımı diyorum. Mal ve hizmetlerin tek olmaması halinde bu hayali enflasyon şöyle ifade edilebilir; para arzı ile mal ve hizmetlerin tümünün fiyatları aynı π oranında artarsa enflasyon oranı tartışmasız biçimde π olur. Bu durumda enflasyon tamamen parasal bir olaydır. Enflasyon, sanki durum buymuş gibi idealize edilir.
Halbuki fiyatların tümünün eşanlı olarak aynı oranda artması, yaşamımızda neredeyse hiç rastlanmadığımız bir durumdur. Bu eşanlı aynı oranda artış varsayımı, ne ifadeyi basitleştirici, çözümlemeyi kolaylaştırıcı bir varsayımdır, ne de bu varsayımdan sapmaları ondan yola çıkarak inceleyebilmemizi sağlayan bir varsayımdır. Üstelik yanıltıcıdır.
Diyelim ki geri kalan malların fiyatları değişmezken üretim ya da tüketim koşullarındaki değişim sonucu belli bir mal ucuzlasın. Yaşanan (1) reel bir olaydır, (2) yalnızca göreli fiyatlar değişmiştir. Enflasyonun ilk tanımına göre π=0'dır ama en azından tüketicilerin alım gücü artmıştır.
Diğer malların fiyat ve talep edilen miktarlarında bir değişiklik olmadan bir malın fiyatının değişmesi, fiyat esnekliğinin 1'e eşit olmasının sonucudur.
Birim esnek talep durumunda tüketicilerin söz konusu mal için gelirlerinden ayırdıkları pay sabittir. Mal ve hizmetlere taleplerin tümü birim esnekse topluluğun fayda fonksiyonu Cobb-Douglas fonksiyonuyla özetlenebilir. Durum buysa alım gücündeki artış oranı, maliyeti azalan malın fiyatının değişim oranı ile o malın toplam tüketim harcaması içindeki payının çarpımıdır. Formel olarak ifade edersek αi i. malın toplam tüketim harcaması içindeki payını ve πi i. malın fiyat artışını gösteriyorken k fiyatı değişen malsa satın alma gücündeki artış oranı π=αk×πk olur. Satın alma gücündeki azalış oranına enflasyonun ikinci tanımı diyorum.
İkinci tanıma uyan enflasyon, birinci tanımla tam bir kontrast içinde tamamen reel bir olaydır. Gerçekleşen enflasyon, kural olarak kısmen parasal kısmen de reeldir.
İkinci tanıma uygun örneği, daha kolay anlaşıldığı için bir malın ucuzlaması olarak (πk<0, dolayısıyla π<0) verdim. Malın göreli fiyatı, üretiminde teknolojik bir değişimle ya da tüketiminde daha az miktarla aynı sonuca ulaştıracak bir yenilikle açıklanabilir ve rahatlıkla anlaşılır. Zor olan bir malın diğer mallar cinsinden (diğer malların tümü için aynı artış oranında) göreli fiyatının nasıl olup da daha yüksek hale geldiğidir. Üretimde üretkenlik azaltıcı yatırım ya da tüketimde israf açıklayıcı olabilir ama insanların nasıl olup da üretkenliği azaltacak yatırım yaptığının ve israf ettiğinin, yani refahını azaltacak biçimde tüketim yaptığının doğrudan bir açıklanması yoktur. Kuraklık, yıkıcı deprem gibi negatif üretkenlik şokları ya da kur haddindeki artış gibi maliyet etmenleri, geçicidir; kalıcı oluyorlarsa üretkenlik düşüren yatırım ve israf açıklamalarına geri dönülür.
Kısmi Denge Çözümlemesi
Yaşanan enflasyon, "ya parasaldır ya da reeldir" denebilecek kadar da basit biçimde açıklanamaz. Köken olarak üretim ya da tüketim koşullarındaki değişimin sonucu olarak artması ya da azalması gereken tek bir malın fiyatı olsa bile bundan ekonominin tümü etkilenir. Böyle bir etkinin yokumsanabilecek denli az olduğunu varsayıp yokumsarsam yaptığım kısmi denge çözümlemesi olur. Önce tek bir sektörde üretim şoku sonrası yaşanan fiyat artışının kısmi denge çözümlemesiyle başlayayım.
Herhangi bir i. maldan talep edilen miktardaki yüzde değişimi ξi ile ve fiyatın talep esnekliğini, εi = -ξi/πi ile gösteriyorum.
Birim esnek talep (εk = 1) durumundan başlayayım; miktar, fiyatla ters orantılı olarak değişir, talep edilen miktarın yüzde artışı oranı πk olur. Üretim koşullarında maliyet azaltıcı bir değişiklik yaşandığında fiyat düşerken (πk < 0) miktar, fiyat azaldığı oranda artar; ξk=-πk. Bu durumda ortalama fiyat azalma oranı, aynı oranda büyümeyi ima edecek biçimde αk×(-πk) olur. Fiyat arttığındaysa tam tersi gerçekleşir, enflasyon oranı αk×πk olurken ekonomi aynı oranda küçülür. Fiyat ister artsın, ister azalsın k. ürün için yapılan harcama değişmez ve bu sektördeki değişim, diğer sektörleri etkilemez.
Birim esneklik sağlayan Cobb-Douglas fonksiyonel biçminin, pratikte karşılığı neredeyse hiç bulunmaz ve birim esneklikten farklılık, kısmi denge sonucunun değişmesini gerektirir.
Birim esneklikten farklılık, ilk çözümsel aşamada fiyat değişiminin fiyatı değişen mala yapılan harcamaya etkisizliğini 1. Tablo'dan izlenebileceği biçimde ortadan kaldırır.
| Talep esnekliği | Maliyet azaltıcı arz şoku |
Maliyet artırıcı arz şoku |
|---|---|---|
| esnek değil εk < 1 |
azalır | artar |
| birim esnek εk = 1 |
değişmez | değişmez |
| esnek εk > 1 |
artar | azalır |
Sigara, araba yakıtı gibi fiyatı değişse bile tüketicilerin ya bağımlılıktan ya da gereksinimden dolayı talep edilen miktarı kolay kolay değiştiremedikleri ürünlerin talebi, esnek değildir. Bu tür bir malın fiyatı arz koşullarındaki değişiklikten dolayı, örneğin yerli paranın değerlenmesinden dolayı artarsa miktardaki azalma sınırlı kalır bu mal için yapılan harcama artar. Fiyatı azaldığında ise tüketilen miktar o oranda azalmaz ve yapılan harcama artar.
Eksikliği ikame edilebilen diğer ürünlerle giderilebilen, tüketicinin bağımlı olmadığı ürünlere talep esnektir. Bu tür bir ürünün fiyatı arttığında tüketiciler, ürünün ikamelerine yönelir ve bu ürüne yapılan harcama düşer. Fiyatı azaldığında ise tüketiciler, bu ürüne yönelirler ve ürüne yapılan harcama artar.
Esnek talep durumunda fiyat artışı, esnek olmayan talep durumunda fiyat azalışı, harcamaları azaltır.
Esnek talep durumunda fiyat azalışı, esnek olmayan talep durumunda fiyat artışı, harcamaları artırır.
Kısmi denge çözümlemesinin genişletilmesi
Kısmi denge çözümlemesinde gelirin verili olduğu kabul edilir. Başlangıçta denge olduğuna göre -yani toplam tüketim harcamasın gelire eşit olduğuna göre- harcamaları azaltan durumlarda fiyat değişiminin neden olduğu yeni kısmi dengeye ulaşıldıktan sonra tüketicilerin elinde harcayabilecekleri fazladan bir miktar gelir kalır. Mal ve hizmet piyasaları dengeye geldikten sonra gelirin bir bölümü tüketicilerin elinde harcayabilecekleri biçimde kalacaksa bu ta en baştan fiyatlar üstünde baskı yapar ve fiyat artışlarına neden olur. Bu duruma, enflasyonist durum diyorum. Yaşanan fiyat artışının bir bölümü reel nedenlerle ortaya çıkıp reel çözümlemeyi gerektirirken bir kısmı para piyasasındaki değişimle ortadan kaldırılabilecek enflasyonist durumdan kaynaklanır.
Tüketim harcamasını artıran durumlarda ise dengeye ulaşmak için gerekli olan harcamadan daha az gelir vardır. Kısmi denge çözümlemesinin ötesinde para piyasasına yapılabilecek müdahalelerle durdurulabilecek fiyat azalışlarına neden olan bu duruma deflasyonist durum diyorum.
2. Tablo kısmen enflasyonist, tamamen reel ve kısmen deflasyonist durumları özetliyor.
| Talep esnekliği | Maliyet azaltıcı arz şoku |
Maliyet artırıcı arz şoku |
|---|---|---|
| esnek değil εk < 1 |
kısmen enflasyonist | kısmen deflasyonist |
| birim esnek εk = 1 |
tamamen reel | tamamen reel |
| esnek εk > 1 |
kısmen deflasyonist | kısmen enflasyonist |
Genel denge çözümlemesi
Kısmi denge çözümlemesinde yokumsananların etkisi yokumsanacak denli azdır dolayısıyla kısmi denge çözümlemesi yararlıdır. Kısmı denge çözümlemesiyle ulaşılan enflasyonist ya da deflasyonist ektiler, yokumsanabilecek denli azdır ama yokumsanamıyacak enflasyonist ya da deflasyonist süreçlerde olacakları aydınlatır.
Kısmi denge çözümlemesinde ürünler ve sektörler arasındaki etkileşim yokumsanırken ürünler ve sektörler arasındaki her türlü etkileşimin hesaba katıldığı çözümleme genel denge çözümlemesidir. Kısmi dengede çapraz fiyat esneklikleri sınırlı sayıda istisna hariç, sıfır olarak kabul edilir. Genel denge çözümlemesinde ürünün kendi fiyat esnekliği ve gelir esnekliğinin yanı sıra çapraz fiyat esneklikleri de hesaba katılır. Kısmi denge çözümlemesinde başta gelir olmak üzere ekonominin tamamına ilişkin göstergeler dışsal değişkenken genel denge çözümlemesinde içseldir ve çözümleme sonucunda ortaya çıkar.
Genel denge çözümlemene dayalı olarak yaşanan durumu incelemek için çok sayıda (binlerce, on binlerce, hatta belki daha da fazla) davranışsal denklemin tahmin edilmesi gerekir. Bu kadar çok denklem tahmin edildiğinde model belirleme hatası (İng. error in model specification) yapmak neredeyse kaçınılmazdır. Bir denklem için yapıldığında istatistiki sorun yaratmayan bir hata, diğer hatalarla birleştip sistemin tamamına yansıdığında birikimli olarak ciddi hatalara yol açabilir; hatta açmaması mucize olur. Büyük sistemlerle ekonomiyi çözümleme kuramsal kaldığı sürece ferasetli (İng. insightfull) olsa da tahmin edilen sistem ne kadar küçükse model belirleme hataları da birikimli istatistiki hataların tarafgirliğe (İng. bias) neden olma durumları da o kadar az olur.
Genel denge çözümlemeleri kuramsal sorunları çözmek için kısmi denge çözümlemelerinden daha uygunken kısmi denge çözümlemeleri ampirik araştırmalara ve tahminlere daha uygundur.
Kısmi denge bakımından çelişkiye düşmeden çözümlenmesi imkansız olan enflasyon gibi konuların, büyük sistemler içinde çözümlenmesi de istenen sonuçları vermez. Bunun için makroekonomik çözümleme gelişti.
Makroekonomik çözümleme
Makroekonomik çözümleme, bileşik malların varlığına dayanır.
Çeşit çeşit domates vardır. Bunların hepsinin fiyatı farklıdır, üretim ve tüketim miktarları da farklıdır. Diğerlerininki değişmeden domates çeşitlerinden birinin fiyatı artsa -normal koşullarda- tüketici bu çeşide olan talebini azaltır. Böylece her domates çeşidine olan talep, çok esnektir. Şimdi bir de tüm çeşitleri etkileyen negatif bir üretim şoku sonucunda yaşananlara bakalım. Herhangi bir çeşidin fiyatı arttığında talep diğerlerinin artmama durumunda olduğu gibi talep keskin biçimde düşmez. Herhangi bir domates çeşidinin kısmi denge çözümlemesi yapıldığında domatese olan talep çok esnektir ama üretim ya da tüketim koşullarındaki bir domates çeşidini etkileyen değişimin diğer çeşitleri de etkileyeceği düşünülürse pratikte domatese olan talep hangi çeşit olursa olsun o kadar da esnek değildir, hatta birim esnekliğe yakındır.
Tüm domates çeşitlerini kapsayan bileşik bir mal olarak domatesin ekonomik çözümlemesini yapmaya kalkışırsam bu ne kısmi denge ne de genel denge çözümlemesi olur; her ne kadar konu mikroekonominin konusu olsa ve kısmi denge çözümlenmesi olarak sınıflandırılsa da çözümleme yöntemi olarak makroekonominin dayandığı çözümleme yöntemini kullanırım; bundan dolayı bu yöntemle yapılan çözümlemelere makroekonomik çözümleme diyorum.
Domatesin her çeşidi için fiyatı pazarda doğrudan gözlemlerim ve miktar, yani ne kadar satıldığı doğrudan gözlemlenir. Halbuki genel olarak domatesin ekonomik çözümlemesini yapacaksam elimde gözlem olarak yalnızca bu bileşik malın toplam satış değeri vardır. Fiyat ve miktar bileşenlerinin olduğunu kabul edip toplam satış değerini bu bileşenlere ayırmam gerekir.
Domates çeşitleri için p fiyat, q miktar (sütun) vektörüyken domatese yapılan toplam harcama ya da toplam domates satışı pTq olur. Toplam satışın makroekonomik çözümlemenin gereği olarak fiyat (ep) ve miktar (eq) olmak üzere iki skalar değere ayrıştığını düşünüyoruz. Bu iki skaların büyüklükleri birbirlerine bağlıdır ama kendi başlarına alındıklarında büyüklükleri sadece ölçek sorunudur. Örneğin, domatesi kilogramla da ölçebiliriz, tonla da gramla da. 1 kg. domatesin miktarı kilogram ile ölçüldüğünde 1, tonla ölçüldüğünde 0,001 ve gramla ölçüldüğünde 1000 olur. Ancak, fiyatı da ona göre olmalıdır 1 kilogramı 1 para olan domatesin fiyatı kilogram ile ölçüldüğünde 1, tonla ölçüldüğünde 1000 ve gramla ölçüldüğünde 0,001 olur. Skalar fiyat ve miktar çifti (ep,eq) için ölçüm birimini bilmiyoruz, ama herhangi bir fiyat ve miktar vektör çiftini (p0, q0) başlangıç durumu ya da baz olarak alıp baz için birimi öyle seçebiliriz ki (ep0,eq0) = (100,100) olur.
Biri birleşik malın fiyatı, diğeri birleşik malın miktarı için olmak üzere (ep0,eq0) = (100,100) koşulunu sağlayacak bir fonksiyon çifti ile (p, q) kombinasyonlarının tümü için ep ve eq hesaplanabilir. En yaygın kullanılan fonksiyon Laspeyres endeksleri için kullanılandır: epi = epiTeqi/ep0Teq0
Bileşik mal, bütünleştirme (İng. aggregation) ile kurgulanır. enflasyonun ölçülmesi
Büyüme, teknolojik gelişme, yeni ürün Deflasyonist
Kullanılabilir kredi
Kredi genişlemesi, Merkez Bankasının bastığı para, merkez bankasına açılan kredidir, hükümete borç verir,
Notes
Bir dönem içinde elde edilen toplam gelir, Y, üç biçimde kullanılır; tüketim için mal ve hizmet alımı, C, yatırım için mal ve hizmet alımı, I, ve bir dahaki döneme aktarılmak için saklanandaki artış/azalış (İng. hoarding), ΔH. Gelir satın alma gücüdür ve gelir olmanın önkoşulu, başkasına aktarıldığında karşılığında mal ve hizmet alabilecekleri kredi olmaktır.
Gelir, Y, satılan malların değerine eşittir; p fiyat, q miktar vektörüyken Y=pT q.
Ayrıca bknz. deflasyon, enflasyonun ölçülmesi, enflasyonun neden ve dinamiği, değerin üç biçimi, makroekonomik para politikaları, hedonik fiyat endeksi