Dil

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 06.10, 2 Eylül 2008 tarihli sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Göndermeler

Mesnevi'den[1]

[1/1203] Süleyman'ın çadırı kurulduğunda bütün kuşlar huzuruna geldiler.

[1/1204] Dildaş ve sırdaşlarını buldular, ona bir bir candan koştular.

[1/1205] Bütün kuşlar, cik ciki bırakıp Süleyman'la senin kardeşinden daha güzel konuşur oldular.

[1/1206] Aynı dili kullanmak, akrabalık ve bağlılıktır. İnsan yakın olmayanlarla bir arada tutsak gibidir.

[1/1207] Nice aynı dili konuşan Hindu ve Türk vardır, nice yabancılar gibi iki Türk vardır.

[1/1208] Öyleyse yakınlık dili bizatihi başkadır. Gönüldaşlık, dildaşlıktan daha iyidir.

[1/1209] Gönülden konuşmasız, imasız ve kayıtsız yüz binlerce tercüman yükselir.


[1/1594] Bu dil, taş ve demir gibidir. Dilden sıçrayan, ateş gibidir.

[1/1595] Bazen rivayet ve bazen laf olsun diye taş ve demiri boş yere birbirine vurma.

[1/1596] Çünkü karanlık var ve her taraf pamuk tarlası. Pamuk arasında kıvılcım nasıl olur?

[1/1597] Gözünü kapatıp o sözlerle dünyayı yakan topluluk zalimdir.


[1/2108] Türk, Kürt, Farsi ve Arap, bu sesi kulak ve dudak olmadan anlamışlardır.

[1/2109] Türk, Tacik ve Zenci'nin ne yeri var? O nidayı odun ve anlamıştır.


[2/56] Ruh ilimle ve akılla dosttur. Ruhun Arapça ve Türkçe ile ne işi vardır?

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.