Reis
Göndermeler
Mevlânâ'dan
|
Ancak bu defa cömertlik dolu o vezir, izzet Burak'ı üzerinde dünyadan gitmişti. Onun yerinde yeni vezir reis olmuştu; fakat çok merhametsiz ve cimriydi. Dedi: "Ey padişah! Bizim harcamalarımız var; bir şair için karşılık olarak bu bahşiş olmaz. Ey bahtiyar! Ben onda birin dörtte biriyle şair adamı hoş ve razı ederim." Halk ona dedi ki: "O, önceden bu yiğitten on bin alıp götürmüştür. Şekerden sonra nasıl kamış çiğner? Sultanlıktan sonra dilencilik nasıl yapar?" -Vezir- dedi: "Ona baskı içinde baskı yaparım, beklemekten ağlar ve güçsüzleşir. O zaman ona yolun toprağını versem, çimendeki gül yaprağı gibi kapar. Bunu bana bırak; çünkü istekli ateş de olsa bunda ustayım. Ülker yıldızından/gökten yere kadar uçsa, o beni görünce yumuşar."[1] |
|
Yemek yiyen yüz kişi sofranın etrafına sığar, reislik isteyen iki kişi dünyaya sığmaz.[2] |