İdrak
Gezinti kısmına atla
Arama kısmına atla
Göndermeler
Mevlânâ'dan
| Müctehid/hukukçu, nassı/Kuran ve hadisi bilirse, o meselede kıyas yapmayı düşünmez.
O konuda nas bulmazsa, orada kıyastan yararlanır. Nassı, kesin olarak kutsal ruhun vahyi bil; parça aklın o kıyası, bunun altındadır. Akıl, canla idrak ve zekâ sahibi oldu. Ruh, onun görüşünün altında nasıl bulunur? Fakat can akla tesir eder; o akıl, o tesirle tedbirde bulunur.[1] |
| Dünyayı görme çerçeven, senin idrakindir; senin temiz olmayan hissin, temiz kişileri görmene perdedir.[2] |
Hallac-ı Mansur'dan
| “İkrar inkârın içinde gizlenmiş, inkâr ikrarın içinde: Bilmek, bilmemenin; bilmemek bilmenin çenberinde.
Bilmemek ârifin sıfatı, süsü; cehl şekli, sûreti. Ma'rifetin sûretine gelince o idraklerden gizlenmiş, kavrayışlardan yüz çevirmiştir.”[3] |
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 3580-3585)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 2383)
- ↑ Hüseyin b. Mansur, Kitâb'üt-Tavâsin, Yaşar Nuri Öztürk(1976) içinde, s.143