İzafiyet
Göndermeler
Mevlânâ'dan
[2/17] Meydana gelen günah bir kıl -kadar- olsa da, o kıl iki gözünde bitmişti ama.
[2/1067] Dünya bir yönden faydasızsa, diğer yönlerden fayda doludur.
[2/1068] Senin faydan bana fayda değilse, sana faydaysa ondan geri durma.
[2/1069] Yusuf'un güzelliği, kardeşlerine yersiz ve fazlalık idiyse de bir âleme faydaydı.
[2/1070] Davud'un sesi, öyle sevgiliydi ki, Ama mahrum kişiye göre odun sesiydi.
[2/1071] Nil'in suyu, abıhayattan üstündü, fakat mahrum ve inkârcı olana kan idi.
[2/1072] Şehitlik, mümine dirliktir; münafık kişiye göreyse ölmek ve parça parça olmaktır.
[2/1065] İnek ve eşek için şekerde ne fayda vardır? Her canın başka bir gıdası vardır.
[3/1252] Musa ve Firavun senin varlığındadır; bu iki düşmanı kendinde aramalısın.
[3/1253] Musa'nın nesli kıyamete kadar mevcut olacak; ışık başka değildir, kandil başkadır.
[3/1254] Bu kandil ve fitil başkadır; ama ışığı başka değildir; o yandandır.
[3/1255] Işığın camına bakarsan kaybolursun; çünkü iki sayısı camdandır.
[3/1256] Işığa bakarsan, ikilikten ve sonu ulunan madde sayılarından kurtulursun.
[3/1119] Sürü geri dönünce, öncü olan keçi gelişte geride kalır.
[3/1120] Sondaki o topal keçi öne düşer; dönüşü asık suratları güldürür.
....
[3/1127] Öyleyse önde olmayı arama. Bu yandan giderken topal ol; geri dönme vaktinde sen öncü ol.
[3/3658] Bir şeyin reddi ve doğrulanması mümkündür. Yön farklı olunca, ilgi iki tane olur.
[3/3880] İlahî takdirin yüz bu kadar efsunu vardır. Âşık, “Kaza gelince, feza daralır” dedi.
|
Öyleyse dünyada mutlak kötü yoktur; şunu bil ki kötü, alakaya göredir. Dünyada birine ayak, diğerine bağ almayan hiç bir zehir ve şeker yoktur. Birine ayak, diğerine ayak bağıdır; birine zehir, diğerineyse şeker gibidir.[1] |
[4/97] Adı porsuk olan bir hayvan vardır; o, sopa darbesiyle irileşir, semizleşir.
[4/98] Ona sopa vurdukça iyileşir; o, sopa darbesiyle şişmanlar.
[4/99] Mümin kişi tam porsuk gibidir; zahmet darbesiyle irileşir ve gürbüzleşir.
[4/690] Nahoş meyve benim için hoş oldu. Bedenim için özel bir rızk ele geçti.
[4/691] Mademki ben boğazımdan dolayı rahatım, birkaç param var, bunu ona vereyim.
[4/692] Bu altını bu külfet çekene vereyim de iki üç güncük gıdayla hoş olsun.
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 65-67)