Ayıp

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 10.14, 8 Kasım 2008 tarihli sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Göndermeler

Mevlânâ'dan

Seni öven, toplulukta hicvetse yüreğin o yanıklarla günlerce yanar. Her ne kadar onu ümitsizlikten; senden umduğunu kaybetmesinden söylediğini bilsen de, O yerginin etkisi senin içinde kalır. Övgüde, senin bu durumunun tecrübesi/benzeri vardır. O övgünün tesiri de günlerce kalır, canın gurur ve aldanma kaynağı olur. Ancak görünmez, çünkü övgü tatlıdır. Yergi kötü görünür, çünkü ayıplanma acı olur.[1]


İnek, kasaplardan haberdar olsaydı, onların peşinde o dükkâna nasıl giderdi?
Veya onların avucundan ot yer miydi veya okşamalarıyla onlara süt verir miydi?
Yeseydi, otun amacından haberdar olsaydı o otu nasıl hazmederdi?
Öyleyse bu dünyanın direği bizatihigaflettir. Devlet nedir? Bu "dev (koş)", "let (dayak)" ile birliktedir.
Öncesinde koş, koş; sonunda dayak ye; bu viranede eşek ölümünden başka bir şey yoktur.
Senin elinle ciddiyetle tutuğun işin ayıbı şimdi sana örtülüdür.
Allah, ayıbını senden gizlediği için kendini işine verebiliyorsun.
Aynı şekilde hararetle bağlı bulunduğun düşüncenin ayıbı senden gizlidir.
Onun ayıbı ve çirkinliği sana aşikâr olsaydı canın, ondan âlemin bir ucundan diğer ucuna kaçardı.
Sonuçta kendisinden pişman olacağın durum, öncesinde bu şekilde olsa ona nasıl koşarsın?[2]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 1858-1862)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1326-1335)