Rüzgâr
Göndermeler
Mevlânâ'dan
| Senin çalışman ve gücünle ortaya çıkmasa da, camii oğlun yapacak.
Ey hikmet sahibi! Onun yapması senin yapmandır. Bil ki müminlerin ezeli bir birliği vardır. Müminler sayılıdır, ancak iman birdir; bedenleri sayılıdır, ancak can birdir. İnsanın, inek ve eşekte bulunan anlayış ve candan başka bir aklı ve canı vardır. Hayvanî canın birliği yoktur; sen bu birliği rüzgâr/havanî canda arama. Bu ekmek yese, o doymaz; bu yük çekse o, ağırlaşmaz. Hatta bu, onun ölümünden sevinir; onun azığını görse kıskançlılıktan ölür. Kurtların ve köpeklerin canı ayrıdır; Allah'ın aslanlarının canları birdir. Canlarını, isim olarak çoğul dedim; çünkü o bir can, bedene göre yüzdür. Gökteki güneşin bir ışığı gibidir; evlerin alanına göre yüzdür. Ancak sen duvarı aradan kaldırırsan, onların bütün ışıkları bir olur. Evlerin temeli yıkıldığında, müminler bir kişi kalır. Bu sözden farklar ve güçlükler doğar; çünkü benzer değildir, örnektir bu. Aslanın şahsıyla yiğit insanın şahsı arasında sınırsız farklar vardır. Ey güzel bekişli! Ancak örnek anında -aralarındaki- birliğe cesurluk açısında bak. Çünkü o yiğit, sonuçta aslan gibidir; her yönden aslanın aynısı değildir. Bu dünyanın birleşik bir sureti yok ki, ben sana benzerini göstereyim.[1] |
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 405-422)