Mansur:000001

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 10.46, 8 Kasım 2009 tarihli sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

“Hâmid bir an önce neticeye varmak için şöyle bir plân yaptı: Hallac'ı ulema huzurunda kızdırmak, deşmek ve «şerîat»e muhalif bir sözünü yakalayıp derhal idam fetvasını çıkarmak.

Bir meclis tertip edildi. Kadı Ebû Amr ile Hallac münazara edeceklerdi. Bu münazarada Hallac şöyle bir iddia öne sürdü: «Bir mü’min Hacc’a gitmek istese de gidemese, bu Hacc’ı evinde yapabilir. Şöyle : Önce tertemiz bir şey hazırlayıp bunun etrafında tavaf eder. Öteki icapları da yerine getirdikten sonra Hac için harcayacağı parayla yiyecek, giyecek vs. alır; yetim, dul ve öksüzlere dağıtır. Kendisi de onlara hizmet eder. Böylece Hac sevabını fazlasıyla almış olur...»

Kadı Ebû Amr sordu:

- Sen bu getvayı nereden aldın? Hallac:

- Hasan-i Basrî'nin İhlas risâlesinden. Kadı haykırdı:

- Yalan söylüyorsun ey kanı helâl... Ebu Amr, kızgınlık esnasında bu sözü sarfedince Vezîr Hâmid yüklendi:

- Al şu diviti, söylediğini yaz ve imzala! Ebû Amr, o sözün bir öfkelenme sonucu ağzından çıktığını söylediyse de dinletemedi. Vezir kalemi eline tutuşturup dediğini yazdırdı... İbn Hallikân ve Hatib-i Bağdadî'nin kaybettikleri bu hadise Hallac mevzuunda çok şey ifâde ediyor.”[1]

  1. Yaşar Nuri Öztürk, Hallâc-ı Mansur veEseri (Kitâb'üt-Tavâsin), İstanbul, 1976. s.29-30