İdrak

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 09.47, 16 Kasım 2009 tarihli sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Göndermeler

Mevlânâ'dan

Müctehid/hukukçu, nassı/Kuran ve hadisi bilirse, o meselede kıyas yapmayı düşünmez.

O konuda nas bulmazsa, orada kıyastan yararlanır.

Nassı, kesin olarak kutsal ruhun vahyi bil; parça aklın o kıyası, bunun altındadır.

Akıl, canla idrak ve zekâ sahibi oldu. Ruh, onun görüşünün altında nasıl bulunur?

Fakat can akla tesir eder; o akıl, o tesirle tedbirde bulunur.[1]

Dünyayı görme çerçeven, senin idrakindir; senin temiz olmayan hissin, temiz kişileri görmene perdedir.[2]

Hallac-ı Mansur'dan

İkrar inkârın içinde gizlenmiş, inkâr ikrarın içinde: Bilmek, bilmemenin; bilmemek bilmenin çenberinde.

Bilmemek ârifin sıfatı, süsü; cehl şekli, sûreti. Ma'rifetin sûretine gelince o idraklerden gizlenmiş, kavrayışlardan yüz çevirmiştir.”[3]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 3580-3585)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 2383)
  3. Hüseyin b. Mansur, Kitâb'üt-Tavâsin, Yaşar Nuri Öztürk(1976) içinde, s.143