Ben ol da anla

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Göndermeler

Mesnevi'den[1]

[2611] Şefaatçi oldu ve dedi: “Bu saltanatı ve sancağı bana vergiğin olgunlukla ver.

[2612] Kime verirsen ve onu lütfedersen, o Süleyman'dır ve o kişi de benim.

[2613] O benden sonra değildir, o benimledir. Benimle, bizatihi de demektir? Şüphesiz benim.”


[3055] Biri geldi, arkadaşının kapısını çaldı. Arkadaşı, “Ey güvenilir kişi! Kimsin?” dedi.

[3056] “Ben” dedi. -Arkadaşı- ona dedi: “Git, zamanı değildir. Böyle bir sofrada ham kişiye yer yoktur.

[3057] Ham kişiyi ayrılık ve hicran ateşinden başka kim olgunlaştırır? İki yüzlülükten kim kurtarır?”

[3058] O zavallı gitti. Bir yıl yolculukta dostunun ayrılığında alevlerle yandı.

[3059] O yanmış, olgunlaştı. Sonra geri döndü. Yine arkadaşının evinin etrafında dolaştı.

[3060] Dudağından edepsizce bir söz çıkmaması için yüz korku ve edeple kapının halkasını vurdu.

[3061] Dostu seslendi: “Kapıdaki kimdir?” O, “Kapıda da sensin, ey sevgili” dedi.

[3062] -Arkadaşı- dedi: “Şimdi benim gibisin, ey ben! Gir. Evde iki bene sığacak yer yok.”

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.