Mesnevi 000085

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 07.57, 13 Kasım 2008 tarihli sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Ancak bu defa cömertlik dolu o vezir, izzet Burak'ı üzerinde dünyadan gitmişti.
Onun yerinde yeni vezir reis olmuştu; fakat çok merhametsiz ve cimriydi.
Dedi: "Ey padişah! Bizim harcamalarımız var; bir şair için karşılık olarak bu bahşiş olmaz.
Ey bahtiyar! Ben onda birin dörtte biriyle şair adamı hoş ve razı ederim."
Halk ona dedi ki: "O, önceden bu yiğitten on bin alıp götürmüştür.
Şekerden sonra nasıl kamış çiğner?
Sultanlıktan sonra dilencilik nasıl yapar?"
-Vezir- dedi: "Ona baskı içinde baskı yaparım, beklemekten ağlar ve güçsüzleşir.
O zaman ona yolun toprağını versem, çimendeki gül yaprağı gibi kapar.
Bunu bana bırak; çünkü istekli ateş de olsa bunda ustayım.
Ülker yıldızından/gökten yere kadar uçsa, o beni görünce yumuşar."[1]

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1209-1218)