Dil
Mesnevi'den
[1203] Süleyman'ın çadırı kurulduğunda bütün kuşlar huzuruna geldiler.
[1204] Dildaş ve sırdaşlarını buldular, ona bir bir candan koştular.
[1205] Bütün kuşlar, cik ciki bırakıp Süleyman'la senin kardeşinden daha güzel konuşur oldular.
[1206] Aynı dili kullanmak, akrabalık ve bağlılıktır. İnsan yakın olmayanlarla bir arada tutsak gibidir.
[1207] Nice aynı dili konuşan Hindu ve Türk vardır, nice yabancılar gibi iki Türk vardır.
[1208] Öyleyse yakınlık dili bizatihi başkadır. Gönüldaşlık, dildaşlıktan daha iyidir.
[1209] Gönülden konuşmasız, imasız ve kayıtsız yüz binlerce tercüman yükselir.
[1594] Bu dil, taş ve demir gibidir. Dilden sıçrayan, ateş gibidir.
[1595] Bazen rivayet ve bazen laf olsun diye taş ve demiri boş yere birbirine vurma.
[1596] Çünkü karanlık var ve her taraf pamuk tarlası. Pamuk arasında kıvılcım nasıl olur?
[1597] Gözünü kapatıp o sözlerle dünyayı yakan topluluk zalimdir.