Mana
Gezinti kısmına atla
Arama kısmına atla
Göndermeler
Mevlânâ'dan
Konuşan, ya harfi görür ya da manayı. Bir anda iki belirtiyi nasıl kavrar?
Manaya yönelse, harften gafil olur. Hiçbir göz aynı anda önü ve arkayı görmez.[1]
Manayı anlatış kâfi olsaydı, dünya halkı işsiz ve manasız olurdu.[2]
Mana bu suretten belirse de, suret manaya yakındır ve uzaktır.
İşaret etmede su ve ağaç gibidirler. Niteliğe yönelirsen çok uzaktırlar.[3]
Söz eğri, manan doğru olursa sözün o eğriliği Allah'ın makbulü olur.[4]
Hünerde daha olgun kişi manada geride, surette daha ileridedir.[5]
Suretten ve addan vazgeç; lakaptan ve isimden manaya geç[6]
|
Su ve balçıkta mananın belirmesi için, -ruha ait isimler- harf ve söz örtüsü takındı.[7] |
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 1484-1485)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2623)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2639-2640)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 171)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 1117)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1284)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 2971)