"Enflasyon" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| 32. satır: | 32. satır: | ||
|} | |} | ||
| − | Birim esnek talep ('''ε<sub>k</sub>''' = 1) durumundan başlarsak miktar, fiyatla ters orantılı olarak değişir, miktar artışı '''-π<sub>k</sub>''' olur. Üretim koşullarında maliyet azaltıcı bir değişiklik yaşandığında | + | Birim esnek talep ('''ε<sub>k</sub>''' = 1) durumundan başlarsak miktar, fiyatla ters orantılı olarak değişir, miktar artışı '''-π<sub>k</sub>''' olur. Üretim koşullarında maliyet azaltıcı bir değişiklik yaşandığında fiyat düşerken ('''π<sub>k</sub>''' < 0) miktar fiyat artış oranının mutlak değeri (|'''-π<sub>k</sub>'''|) oranında artar. |
==Notes== | ==Notes== | ||
10.37, 28 Eylül 2023 tarihindeki hâli
(İng. inflation) Fiyatların artışı.
Enflasyon, yaygın biçimde göreli fiyat hareketlerinin etkisinden arınmış fiyat artışı olarak düşünülür ve zımnen sorunsuz biçimde tek bir oranla, diyelim ki π ile ölçülebileceği benimsenir. Buna enflasyonun ilk tanımı diyeyim. Mal ve hizmetlerin tek olmaması halinde bu hayali enflasyon şöyle ifade edilebilir; para arzı ile mal ve hizmetlerin tümünün fiyatları aynı π oranında artarsa enflasyon oranı tartışmasız biçimde π olur. Bu durumda enflasyon tamamen parasal bir olaydır. Enflasyon, sanki durum buymuş gibi idealize edilir.
Halbuki fiyatların tümünün eşanlı olarak aynı oranda artması, yaşamımızda neredeyse hiç rastlanmadığımız bir durumdur. Bu eşanlı aynı oranda artış varsayımı, ne ifadeyi basitleştirici, çözümlemeyi kolaylaştırıcı bir varsayımdır, ne de bu varsayımdan sapmaları inceleyebileceğimiz ondan yola çıkarak inceleyebilmemizi sağlayan bir varsayımdır. Üstelik yanıltıcıdır.
Diyelim ki geri kalan malların fiyatları değişmezken üretim ya da tüketim koşullarındaki değişim sonucu belli bir mal ucuzlasın. Yaşanan (1) reel bir olaydır, (2) yalnızca göreli fiyatlar değişmiştir. Enflasyonun ilk tanımına göre π=0'dır ama en azından tüketicilerin alım gücü artmıştır.
Diğer malların fiyatlar ve talep edilen miktarlarında bir değişiklik olmadan bir malın fiyatının değişmesi, fiyat esnekliğinin 1'e eşit olmasının sonucudur. Bu birim esnek talep durumunda tüketicilerin söz konusu mal için gelirlerinden ayırdıkları payın sabit olması durumudur. Mal ve hizmetlere taleplerin tümü birim esnekse topluluğun fayda fonksiyonu Cobb-Douglas fonksiyonuyla özetlenebilir. Durum buysa alım gücündeki artış oranı, maliyeti azalan malın fiyatının değişim oranı ile o malın toplam tüketim harcamaları içindeki payının çarpımıdır. Formel olarak ifade edersek αi i. malın toplam tüketim harcamaları içindeki payını ve πi fiyat artışını gösteriyorken k fiyatı artan malsa satın alma gücündeki artış oranı π=αk×πk olur. Satın alma gücündeki azalış oranına enflasyonun ikinci tanımı diyorum. Bu ikinci tanıma uyan enflasyon, birinci tanımla tam bir kontrast içinde tamamen reel bir olaydır.
İkinci tanıma uygun örneği, daha kolay anlaşıldığı için bir malın ucuzlaması olarak (πk<0, dolayısıyla π<0) verdim. Malın göreli fiyatı, üretiminde teknolojik bir değişimle ya da tüketiminde daha az miktarla aynı sonuca ulaştıracak bir yenilikle açıklanabilir ve rahatlıkla anlaşılır. Zor olan bir malın diğer mallar cinsinden (diğer malların tümü için aynı artış oranında) göreli fiyatının nasıl olup da daha yüksek hale geldiğidir. Üretimde üretkenlik azaltıcı yatırım ya da tüketimde israf açıklayıcı olabilir ama insanların nasıl olup da üretkenliği azaltacak yatırım yaptığının ve israf ettiğinin, yani refahını azaltacak biçimde tüketim yaptığının doğrudan bir açıklanması yoktur.
Ekonomi muhasebe kayıtlarından oluşmadığı için olay bu kadar da basit değildir. Köken olarak üretim ya da tüketim koşullarındaki değişimin sonucu olarak artması ya da azalması gereken tek bir malın fiyatı olsa bile bundan ekonominin tümü etkilenir. Bu konuyu az ileriye bırakarak tek bir mala yoğunlaşmayı biraz daha sürdüreyim.
Hedonik fiyat endeksleri, (genellikle yalnızca tüketim yanlı düşünülerek) mallarla birlikte aslında malların taşıdıkları özelliklerin fiyatlandığı fikrine dayanır. Bilgisayarın yalnızca bellek ve CPU hızı olmak üzere iki özelliği olduğunda bilgisayarın fiyatı bellek genişliği çarpı belleğin fiyatı ile CPU hızı çarpı CPU hızının fiyatının toplamından oluştuğu düşüncesiyle özelliklerin fiyatları saptanır sonra değişik bellekli ve CPU hızlı bilgisayarlar olsa da fiyat endeksleri özelliklerin miktar ve fiyatlarıyla hedonik fiyat endeksleri olarak hesaplanabilir.
Özellikle yeni ürünlerin piyasasının kurulduğu ve ürünlerin niteliklerinin hızla değiştiği koşullarda hedonik fiyat endekslerinin yararlı olabileceği düşünülse de tam da bu koşullarda ciddi sorunları ortaya çıkar. Cep telefonunun iki yıl önceki versiyonu şimdiki versiyonundan özellikleri bakımından çok daha düşüktür; hafızası azdır, işlemci hızı düşüktür, resim çözünürlüğü düşüktür vesaire. Ama bugün eski cep telefonunu kullanmayı sürdürdüğünde iki yıl önce karşıladığı fonksiyonları artık ya ağır aksak karşılıyor ya da toptan karşılayamıyordur. İki yıl önce bu cep telefonunun sağladıklarını artık yeni versiyon karşılıyordur. Yeni versiyon eski versiyonun iki yıl önceki fiyatından satılırsa tüketici açısından refahta bir değişiklik olmaz. Bu durumda hedonik endeksler kullanılırsa yanıltıcı biçimde olmayan bir refah artışı saptanır. Cep telefonun o sıralar en yaygın versiyonunun karşılaştırılması daha az yanıltıcı olacaktır. [1]
Yeni ürünle ilgili soruna değindikten sonra dönüp tek bir üründe yaşanan arz şokunun sonucunda hangi fiyat hareketlerinin yaşandığını incelersem fiyatın talep esnekliğine göre sonucunun değiştiğini fark ediyorum. 1. Tablo, olası değişiklikleri özetliyor. Herhangi bir i. mala fiyatın talep esnekliğini, εk ile gösteriyorum.
| Talep esnekliği | Maliyet azaltıcı arz şoku |
Maliyet artırıcı arz şoku |
|---|---|---|
| esnek değil εk < 1 |
kısmen enflasyonist | kısmen deflasyonist |
| birim esnek εk = 1 |
tamamen reel | tamamen reel |
| esnek εk > 1 |
kısmen deflasyonist | kısmen enflasyonist |
Birim esnek talep (εk = 1) durumundan başlarsak miktar, fiyatla ters orantılı olarak değişir, miktar artışı -πk olur. Üretim koşullarında maliyet azaltıcı bir değişiklik yaşandığında fiyat düşerken (πk < 0) miktar fiyat artış oranının mutlak değeri (|-πk|) oranında artar.
Notes
- ↑ Bu tüketim dışsallığı, yani diğer tüketicilerin yaptıklarının belli bir tüketicinin davranışına tercihlerinde hiç bir değişiklik olmadan etki etmesi, bireysel davranıştan bağımsız toplumsallığın iyi bir örneğidir.
Bir dönem içinde elde edilen toplam gelir, Y, üç biçimde kullanılır; tüketim için mal ve hizmet alımı, C, yatırım için mal ve hizmet alımı, I, ve bir dahaki döneme aktarılmak için saklanandaki artış/azalış (İng. hoarding), ΔH. Gelir satın alma gücüdür ve gelir olmanın önkoşulu, başkasına aktarıldığında karşılığında mal ve hizmet alabilecekleri kredi olmaktır.
Gelir, Y, satılan malların değerine eşittir; p fiyat, q miktar vektörüyken Y=pT q.
Ayrıca bknz. deflasyon, enflasyonun ölçülmesi, enflasyonun neden ve dinamiği, değerin üç biçimi, makroekonomik para politikaları,