"Ben ol da anla" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
1. satır: 1. satır:
 
==Göndermeler==
 
==Göndermeler==
 
=== Mesnevi'den<ref>Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.</ref> ===
 
=== Mesnevi'den<ref>Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.</ref> ===
[2611] Şefaatçi oldu ve dedi: “Bu saltanatı ve sancağı bana vergiğin olgunlukla ver.
+
[1/2611] Şefaatçi oldu ve dedi: “Bu saltanatı ve sancağı bana vergiğin olgunlukla ver.
  
[2612] Kime verirsen  ve onu lütfedersen, o Süleyman'dır ve o kişi de benim.
+
[1/2612] Kime verirsen  ve onu lütfedersen, o Süleyman'dır ve o kişi de benim.
  
[2613] O benden sonra değildir, o benimledir. Benimle, bizatihi de demektir? Şüphesiz benim.”
+
[1/2613] O benden sonra değildir, o benimledir. Benimle, bizatihi de demektir? Şüphesiz benim.”
 
----
 
----
[3055] Biri geldi, arkadaşının kapısını çaldı. Arkadaşı, “Ey güvenilir kişi! Kimsin?” dedi.
+
[1/3055] Biri geldi, arkadaşının kapısını çaldı. Arkadaşı, “Ey güvenilir kişi! Kimsin?” dedi.
  
[3056] “Ben” dedi. -Arkadaşı- ona dedi: “Git, zamanı değildir. Böyle bir sofrada ham kişiye yer yoktur.
+
[1/3056] “Ben” dedi. -Arkadaşı- ona dedi: “Git, zamanı değildir. Böyle bir sofrada ham kişiye yer yoktur.
  
[3057] Ham kişiyi ayrılık ve hicran ateşinden başka kim olgunlaştırır? İki yüzlülükten kim kurtarır?”
+
[1/3057] Ham kişiyi ayrılık ve hicran ateşinden başka kim olgunlaştırır? İki yüzlülükten kim kurtarır?”
  
[3058] O zavallı gitti. Bir yıl yolculukta dostunun ayrılığında alevlerle yandı.
+
[1/3058] O zavallı gitti. Bir yıl yolculukta dostunun ayrılığında alevlerle yandı.
  
[3059] O yanmış, olgunlaştı. Sonra geri döndü. Yine arkadaşının evinin etrafında dolaştı.
+
[1/3059] O yanmış, olgunlaştı. Sonra geri döndü. Yine arkadaşının evinin etrafında dolaştı.
  
[3060] Dudağından edepsizce bir söz çıkmaması için yüz korku ve edeple kapının halkasını vurdu.
+
[1/3060] Dudağından edepsizce bir söz çıkmaması için yüz korku ve edeple kapının halkasını vurdu.
  
[3061] Dostu seslendi: “Kapıdaki kimdir?” O, “Kapıda da sensin, ey sevgili” dedi.
+
[1/3061] Dostu seslendi: “Kapıdaki kimdir?” O, “Kapıda da sensin, ey sevgili” dedi.
  
[3062] -Arkadaşı- dedi: “Şimdi benim gibisin, ey ben! Gir. Evde iki bene sığacak yer yok.”
+
[1/3062] -Arkadaşı- dedi: “Şimdi benim gibisin, ey ben! Gir. Evde iki bene sığacak yer yok.”
 +
----
 +
[2/182] Onlardan iki [[dost]]u bir arada gördün mü, hem birdirler, hem [[altı]] yüz bin.
  
 
==Notlar ==
 
==Notlar ==
 
<references/>
 
<references/>

08.05, 2 Eylül 2008 tarihindeki hâli

Göndermeler

Mesnevi'den[1]

[1/2611] Şefaatçi oldu ve dedi: “Bu saltanatı ve sancağı bana vergiğin olgunlukla ver.

[1/2612] Kime verirsen ve onu lütfedersen, o Süleyman'dır ve o kişi de benim.

[1/2613] O benden sonra değildir, o benimledir. Benimle, bizatihi de demektir? Şüphesiz benim.”


[1/3055] Biri geldi, arkadaşının kapısını çaldı. Arkadaşı, “Ey güvenilir kişi! Kimsin?” dedi.

[1/3056] “Ben” dedi. -Arkadaşı- ona dedi: “Git, zamanı değildir. Böyle bir sofrada ham kişiye yer yoktur.

[1/3057] Ham kişiyi ayrılık ve hicran ateşinden başka kim olgunlaştırır? İki yüzlülükten kim kurtarır?”

[1/3058] O zavallı gitti. Bir yıl yolculukta dostunun ayrılığında alevlerle yandı.

[1/3059] O yanmış, olgunlaştı. Sonra geri döndü. Yine arkadaşının evinin etrafında dolaştı.

[1/3060] Dudağından edepsizce bir söz çıkmaması için yüz korku ve edeple kapının halkasını vurdu.

[1/3061] Dostu seslendi: “Kapıdaki kimdir?” O, “Kapıda da sensin, ey sevgili” dedi.

[1/3062] -Arkadaşı- dedi: “Şimdi benim gibisin, ey ben! Gir. Evde iki bene sığacak yer yok.”


[2/182] Onlardan iki dostu bir arada gördün mü, hem birdirler, hem altı yüz bin.

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.