"Özne" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| 1. satır: | 1. satır: | ||
==Göndermeler== | ==Göndermeler== | ||
=== Mesnevi'den<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.</ref> === | === Mesnevi'den<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.</ref> === | ||
| − | [3/3682] “Zeyd öldü” cümlesinde Zeyd özne olsa da öne değildir; çünkü o, iş yapamaz. | + | [3/3682] “Zeyd öldü” cümlesinde Zeyd özne olsa da öne değildir; çünkü o, [[iş]] yapamaz. |
[3/3683] O dilbilgisi terimiyle öznedir; yoksa o nesnedir; ölüm, onun katilidir. | [3/3683] O dilbilgisi terimiyle öznedir; yoksa o nesnedir; ölüm, onun katilidir. | ||
[3/3684] Neyi yapandır? Zira o öldürüldü; bütün iş yapıcılık ondan uzaklaştı. | [3/3684] Neyi yapandır? Zira o öldürüldü; bütün iş yapıcılık ondan uzaklaştı. | ||
| − | |||
{{:Mesnevi 000076}} | {{:Mesnevi 000076}} | ||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
==Notlar == | ==Notlar == | ||
<references/> | <references/> | ||
[[Category:Mevlânâ]] | [[Category:Mevlânâ]] | ||
15.43, 18 Eylül 2011 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mesnevi'den[1]
[3/3682] “Zeyd öldü” cümlesinde Zeyd özne olsa da öne değildir; çünkü o, iş yapamaz.
[3/3683] O dilbilgisi terimiyle öznedir; yoksa o nesnedir; ölüm, onun katilidir.
[3/3684] Neyi yapandır? Zira o öldürüldü; bütün iş yapıcılık ondan uzaklaştı.
| Senin çalışman ve gücünle ortaya çıkmasa da, camii oğlun yapacak.
Ey hikmet sahibi! Onun yapması senin yapmandır. Bil ki müminlerin ezeli bir birliği vardır. Müminler sayılıdır, ancak iman birdir; bedenleri sayılıdır, ancak can birdir. İnsanın, inek ve eşekte bulunan anlayış ve candan başka bir aklı ve canı vardır. Hayvanî canın birliği yoktur; sen bu birliği rüzgâr/havanî canda arama. Bu ekmek yese, o doymaz; bu yük çekse o, ağırlaşmaz. Hatta bu, onun ölümünden sevinir; onun azığını görse kıskançlılıktan ölür. Kurtların ve köpeklerin canı ayrıdır; Allah'ın aslanlarının canları birdir. Canlarını, isim olarak çoğul dedim; çünkü o bir can, bedene göre yüzdür. Gökteki güneşin bir ışığı gibidir; evlerin alanına göre yüzdür. Ancak sen duvarı aradan kaldırırsan, onların bütün ışıkları bir olur. Evlerin temeli yıkıldığında, müminler bir kişi kalır. Bu sözden farklar ve güçlükler doğar; çünkü benzer değildir, örnektir bu. Aslanın şahsıyla yiğit insanın şahsı arasında sınırsız farklar vardır. Ey güzel bekişli! Ancak örnek anında -aralarındaki- birliğe cesurluk açısında bak. Çünkü o yiğit, sonuçta aslan gibidir; her yönden aslanın aynısı değildir. Bu dünyanın birleşik bir sureti yok ki, ben sana benzerini göstereyim.[2] |