"Gönül" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
15. satır: 15. satır:
 
----
 
----
 
[1131] Hak gönül [[hoşluk|hoşluğ]]unun, [[zıt|zıd]]dıyla ortaya çıkması için [[eziyet]] ve [[keder]]i yarattı.
 
[1131] Hak gönül [[hoşluk|hoşluğ]]unun, [[zıt|zıd]]dıyla ortaya çıkması için [[eziyet]] ve [[keder]]i yarattı.
 +
----
 +
[2265] Sen, aşağılıkla senden olanı alan birinin müridi ve misafirisin.
 +
 +
[2266] [[üstünlük|Üstün]] değildir, seni nasıl [[üstünlük|üstün]] yapacak? Işık vermiyor, seni karartacak.
 +
 +
[2267] Kendisinin ışığı olmayınca, yakınlıkta başkaları ondan nasıl ışık bulacak.
 +
 +
[2268] Göze ilaç yapan kör gibi. Gözlere ne çeker? Ancak yeşim taşı.
 +
 +
[2269] Bizim durumumuz [[yoksulluk|fakirlik]]te ve [[eziyet]]e budur. Hiçbir misfir bize aldanmasın.
 +
 +
[2270] On yıllık kıtlığı şekil olarak görmedinse, gözlerini aç ve bize bak.
 +
 +
[2271] Bizim dışımız iddiacının içi gibi; gönlünde karanlık, dilindeyse parlaklık.
 +
 +
[2272] Allah'tan ne bir kokusu, ne iz var; iddiası Şit'ten ve Âdem'den fazla.
 +
 +
[2273] Şeytan dahi kendi suretini ona göstermemiş; o, ise “Biz abdâldan daha [[üstün]]üz” der.
 +
 +
[2274] Kendisinin bizzat bir adam olduğu sanılsın diye dervişlerin sözünü çokça çalmıştır.
 +
 +
[2275] Sözde Bâyezîd'i küçümser; onun içinden ise Yezid utanır.
 +
 +
[2276] Gökyüzünün ekmek ve sofrasından azıksızdır; Hak onun önüne bir kemik atmadı.
 +
 +
[2277] O ise seslenmiş: “Sofra kurdum, Hakk'ın vekiliyim, halife oğluyum.
 +
 +
[2278] Haydi çok mihnetli saf gönüllüler, cömertlik soframdan doyuncaya dek hiç yiyin.”
 +
 +
[2279] İnsanlar yıllarca [[yarın]] [[vaad]]iyle o kapının etrafında dolaşmış, [[yarın]] gelmez.
 +
 +
[2280] İnsanın [[sır]]rının az çok açığa çıkması için uzun zaman gerekir:
 +
 +
[2281] Beden duvarının altında hazine mi vardır yoksa yılan, karınca ve ejderha mı?
 +
 +
[2282] Bir şey olmadığı anlaşılınca [[istek]]linin [[ömür|ömr]]ü gitmiş olur, anlamak ne fayda?
 +
 
==Notlar ==
 
==Notlar ==
 
<references/>
 
<references/>

06.20, 28 Ağustos 2008 tarihindeki hâli

Göndermeler

Mesnevi'den[1]

[175] Gönlün, sırrını mezarı olursa muradın daha kolay gerçekleşir.

[176] Peygamber, “Sırrını gizleyen muradıyla çabuk buluşur,” dedi.

[177] Tohum toprak içinde gizlenince, gizlenmesi bahçenin yeşillenmesine sebep olur.

[178] Altın ve gümüş gizli olmasalardı, madende nasıl oluşurlardı.


[1208] Öyleyse yakınlık dili bizatihi başkadır. Gönüldaşlık, dildaşlıktan daha iyidir.

[1209] Gönülden konuşmasız, imasız ve kayıtsız yüz binlerce tercüman yükselir.


[1131] Hak gönül hoşluğunun, zıddıyla ortaya çıkması için eziyet ve kederi yarattı.


[2265] Sen, aşağılıkla senden olanı alan birinin müridi ve misafirisin.

[2266] Üstün değildir, seni nasıl üstün yapacak? Işık vermiyor, seni karartacak.

[2267] Kendisinin ışığı olmayınca, yakınlıkta başkaları ondan nasıl ışık bulacak.

[2268] Göze ilaç yapan kör gibi. Gözlere ne çeker? Ancak yeşim taşı.

[2269] Bizim durumumuz fakirlikte ve eziyete budur. Hiçbir misfir bize aldanmasın.

[2270] On yıllık kıtlığı şekil olarak görmedinse, gözlerini aç ve bize bak.

[2271] Bizim dışımız iddiacının içi gibi; gönlünde karanlık, dilindeyse parlaklık.

[2272] Allah'tan ne bir kokusu, ne iz var; iddiası Şit'ten ve Âdem'den fazla.

[2273] Şeytan dahi kendi suretini ona göstermemiş; o, ise “Biz abdâldan daha üstünüz” der.

[2274] Kendisinin bizzat bir adam olduğu sanılsın diye dervişlerin sözünü çokça çalmıştır.

[2275] Sözde Bâyezîd'i küçümser; onun içinden ise Yezid utanır.

[2276] Gökyüzünün ekmek ve sofrasından azıksızdır; Hak onun önüne bir kemik atmadı.

[2277] O ise seslenmiş: “Sofra kurdum, Hakk'ın vekiliyim, halife oğluyum.

[2278] Haydi çok mihnetli saf gönüllüler, cömertlik soframdan doyuncaya dek hiç yiyin.”

[2279] İnsanlar yıllarca yarın vaadiyle o kapının etrafında dolaşmış, yarın gelmez.

[2280] İnsanın sırrının az çok açığa çıkması için uzun zaman gerekir:

[2281] Beden duvarının altında hazine mi vardır yoksa yılan, karınca ve ejderha mı?

[2282] Bir şey olmadığı anlaşılınca isteklinin ömrü gitmiş olur, anlamak ne fayda?

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.