"Akıl" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
40. satır: 40. satır:
  
 
[2053] Senin parçan onun bütününden bir bütün olur. Küllî akıl nefse boyun bağı gibidir.
 
[2053] Senin parçan onun bütününden bir bütün olur. Küllî akıl nefse boyun bağı gibidir.
 +
----
 +
[2215] [[İstek]] üstüne [[istek]] olmasaydı cüzî akıl, küll akıldan söz etmezdi.
 
==Notlar ==
 
==Notlar ==
 
<references/>
 
<references/>

05.38, 28 Ağustos 2008 tarihindeki hâli

Göndermeler

Atasözü

Akıl akıldan üstündür.

Mesnevi'den[1]

[50] İstisnâyı dile getirmemiş ne çok kimsenin cânı istisnânın cânıyla eştir.


[154] Biri eşeğin kuyruk altına bir diken koyar. Eşek onu çıkarmasını bilmez, sıçrar.

[155] Sıçrar ve bu diken daha saplam batar. Dikeni çıkarmak için bir akıllı gerekir.

[156] Eşek dikeni çıkarmak için acı ve dertle çifte atar, yüz yerini yaralar.


[957] Hür bir adam kuşluk vaktinde vardı, Süleyman'ın adliye sarayına koştu.

[958] Kederden yüzü sarı ve her iki dudağı mordu. Sonra Süleyman, “Ey efendi! ne oldu?” dedi.

[959] -Adam- “Azrail bana öfke ve kinle dolu şöyle bir bakış attı” dedi.

[960] Süleyman, “Acele et! Şimdi ne istiyorusn? İste” dedi. -Adam- dedi: “Ey can sığınağı! Rüzgara emret.

[961] Beni buradan Hindistan'a götürsün. Ola ki o tarafa giden kul, canını kurtarır.”

[962] İşte halk yoksulluktan kaçar, bundan dolayı hırs ve emele lokma olurlar.

[963] Yoksulun korkusu, o korkunun örneğidir. Sen hırs ve çabayı Hindistan bil.

[964] -Süleyman- rüzgâra emretti; onu Hindistan'ın uzak tarafına, bir adaya götürdü.

[965] Sonraki gün toplantı ve görüşme vakti; Süleyman Azrail'e dedi:

[966] “O müslümana neden öfkeyle baktın da evinden avare oldu?”

[967] -Azrail- dedi “Ben öfkeyle ne zaman baktım? Hayretle, yolda ona baktım.

[968] Çünkü Hak bana 'Bugün, haydi! Onun canını sen Hindistan'da al' diye emretti.

[969] Hayretle dedim: Onun yüz kanadı olsa, Hindistan'a gitmesi uzaktır.”


[2052] Senin gizlide cüzî aklın var, dünyada bir aklı olgun kişi ara.

[2053] Senin parçan onun bütününden bir bütün olur. Küllî akıl nefse boyun bağı gibidir.


[2215] İstek üstüne istek olmasaydı cüzî akıl, küll akıldan söz etmezdi.

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.