"Gazali:00014" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k (Yeni sayfa: {| border="1" |- |Her (a) nın (b) olduğu sabit olursa, bazı (b) nin de (a) olması lâzım gelir. Ya´ni her insanın hayvan olduğu sabit olursa, bazı hayvanın da insan olması lâ...)
 
k
1. satır: 1. satır:
 
{| border="1"
 
{| border="1"
 
|-
 
|-
|Her (a) nın (b) olduğu sabit olursa, bazı (b) nin de (a) olması lâzım gelir. Ya´ni her insanın hayvan olduğu sabit olursa, bazı hayvanın da insan olması lâzım gelir. Bunu şöyle ifade ederler: «Mu´cibe-i külliyenin aksi, mu´cibe-i cüziyedir» Bu sözlerin hangisinin dinin mühim meselerine taallûku vardır ki inkâr olunsun. İnkâr edilirse mantıkçılar inkâr edenin aklında, hattâ dininde kusur olduğu zannına düşerler. Zira o kimse dinin bu şekildeki inkârlar üzerine kurulduğu kanaatinde olduğunu göstermiştir.<ref>;Gazali (1096),'''El Munkızu Min-ed Dalâl''', İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 38</ref>
+
|Her (a) nın (b) olduğu sabit olursa, bazı (b) nin de (a) olması lâzım gelir. Ya´ni her insanın hayvan olduğu sabit olursa, bazı hayvanın da insan olması lâzım gelir. Bunu şöyle ifade ederler: «Mu´cibe-i külliyenin aksi, mu´cibe-i cüziyedir» Bu sözlerin hangisinin [[din]]in mühim meselerine taallûku vardır ki [[inkâr]] olunsun. [[İnkâr]] edilirse [[mantı[[k]]çılar [[inkâr]] edenin [[akıl|akl]]ında, hattâ [[din]]inde kusur olduğu zannına düşerler. Zira o kimse [[din]]in bu şekildeki [[inkâr]]lar üzerine kurulduğu]] kanaatinde olduğunu göstermiştir.<ref>;Gazali (1096),'''El Munkızu Min-ed Dalâl''', İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 38</ref>
 
|-
 
|-
 
|}
 
|}

12.57, 11 Şubat 2010 tarihindeki hâli

Her (a) nın (b) olduğu sabit olursa, bazı (b) nin de (a) olması lâzım gelir. Ya´ni her insanın hayvan olduğu sabit olursa, bazı hayvanın da insan olması lâzım gelir. Bunu şöyle ifade ederler: «Mu´cibe-i külliyenin aksi, mu´cibe-i cüziyedir» Bu sözlerin hangisinin dinin mühim meselerine taallûku vardır ki inkâr olunsun. İnkâr edilirse [[mantıkçılar inkâr edenin aklında, hattâ dininde kusur olduğu zannına düşerler. Zira o kimse dinin bu şekildeki inkârlar üzerine kurulduğu]] kanaatinde olduğunu göstermiştir.[1]
  1. ;Gazali (1096),El Munkızu Min-ed Dalâl, İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 38