"Ad" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| 3. satır: | 3. satır: | ||
İsim -sıfattan- türemiştir; [[sıfat]]larının başlangıcı yoktur. [[İllet-i ûlâ]]/ İlk [[sebep]] -adlandırması- gibi yanlış değildir.<br> | İsim -sıfattan- türemiştir; [[sıfat]]larının başlangıcı yoktur. [[İllet-i ûlâ]]/ İlk [[sebep]] -adlandırması- gibi yanlış değildir.<br> | ||
Yoksa alay ve maskaralık olur; sağıra, «duyar» ve köre «ışık» demek gibi.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 217-218)</ref> | Yoksa alay ve maskaralık olur; sağıra, «duyar» ve köre «ışık» demek gibi.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 217-218)</ref> | ||
| − | + | ||
| + | {{:Mesnevi 000076}} | ||
| + | |||
[[Suret]]ten ve addan vazgeç; [[lakap]]tan ve isimden [[mana]]ya geç<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1284)</ref> | [[Suret]]ten ve addan vazgeç; [[lakap]]tan ve isimden [[mana]]ya geç<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1284)</ref> | ||
==Notlar == | ==Notlar == | ||
<references/> | <references/> | ||
[[Category:Mevlânâ]] | [[Category:Mevlânâ]] | ||
13.27, 11 Kasım 2008 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mevlânâ'dan
İsim -sıfattan- türemiştir; sıfatlarının başlangıcı yoktur. İllet-i ûlâ/ İlk sebep -adlandırması- gibi yanlış değildir.
Yoksa alay ve maskaralık olur; sağıra, «duyar» ve köre «ışık» demek gibi.[1]
| Senin çalışman ve gücünle ortaya çıkmasa da, camii oğlun yapacak.
Ey hikmet sahibi! Onun yapması senin yapmandır. Bil ki müminlerin ezeli bir birliği vardır. Müminler sayılıdır, ancak iman birdir; bedenleri sayılıdır, ancak can birdir. İnsanın, inek ve eşekte bulunan anlayış ve candan başka bir aklı ve canı vardır. Hayvanî canın birliği yoktur; sen bu birliği rüzgâr/havanî canda arama. Bu ekmek yese, o doymaz; bu yük çekse o, ağırlaşmaz. Hatta bu, onun ölümünden sevinir; onun azığını görse kıskançlılıktan ölür. Kurtların ve köpeklerin canı ayrıdır; Allah'ın aslanlarının canları birdir. Canlarını, isim olarak çoğul dedim; çünkü o bir can, bedene göre yüzdür. Gökteki güneşin bir ışığı gibidir; evlerin alanına göre yüzdür. Ancak sen duvarı aradan kaldırırsan, onların bütün ışıkları bir olur. Evlerin temeli yıkıldığında, müminler bir kişi kalır. Bu sözden farklar ve güçlükler doğar; çünkü benzer değildir, örnektir bu. Aslanın şahsıyla yiğit insanın şahsı arasında sınırsız farklar vardır. Ey güzel bekişli! Ancak örnek anında -aralarındaki- birliğe cesurluk açısında bak. Çünkü o yiğit, sonuçta aslan gibidir; her yönden aslanın aynısı değildir. Bu dünyanın birleşik bir sureti yok ki, ben sana benzerini göstereyim.[2] |
Suretten ve addan vazgeç; lakaptan ve isimden manaya geç[3]
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 217-218)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 405-422)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1284)