"Şair" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k (→Mevlânâ'dan) |
||
| 12. satır: | 12. satır: | ||
Ancak bu defa [[cömert]]lik dolu o [[vezir]], izzet Burak'ı üzerinde dünyadan gitmişti.<br> | Ancak bu defa [[cömert]]lik dolu o [[vezir]], izzet Burak'ı üzerinde dünyadan gitmişti.<br> | ||
Onun yerinde yeni [[vezir]] [[reis]] olmuştu; fakat çok [[merhametsiz]] ve [[cimri]]ydi.<br> | Onun yerinde yeni [[vezir]] [[reis]] olmuştu; fakat çok [[merhametsiz]] ve [[cimri]]ydi.<br> | ||
| − | Dedi: "Ey padişah! Bizim [[harcama]]larımız var; bir | + | Dedi: "Ey padişah! Bizim [[harcama]]larımız var; bir şair için karşılık olarak bu bahşiş olmaz.<br> |
Ey bahtiyar! Ben onda birin dörtte biriyle şair adamı hoş ve razı ederim."<br> | Ey bahtiyar! Ben onda birin dörtte biriyle şair adamı hoş ve razı ederim."<br> | ||
Halk ona dedi ki: "O, önceden bu yiğitten on bin alıp götürmüştür.<br> | Halk ona dedi ki: "O, önceden bu yiğitten on bin alıp götürmüştür.<br> | ||
| 21. satır: | 21. satır: | ||
Bunu bana bırak; çünkü istekli ateş de olsa bunda ustayım.<br> | Bunu bana bırak; çünkü istekli ateş de olsa bunda ustayım.<br> | ||
Ülker yıldızından/gökten yere kadar uçsa, o beni görünce yumuşar."<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1209-1218)</ref> | Ülker yıldızından/gökten yere kadar uçsa, o beni görünce yumuşar."<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1209-1218)</ref> | ||
| + | |||
==Notlar == | ==Notlar == | ||
<references/> | <references/> | ||
[[Category:Mevlânâ]] | [[Category:Mevlânâ]] | ||
08.06, 8 Kasım 2008 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mevlânâ'dan
İhsan sahipleri yüz bağış, cömertlik ve iyilikle altın biriktirip şairleri bekler.
Onlara göre bir şiir, yüz kumaş yükünden daha iyidir; özellikle de derinden inci çıkaran şair olursa,
İnsan ilk olarak ekmeğe hırs duyar; çünkü azık ve ekmek canın direğidir.
-İnsan- hırs ve isteğinden kazanca doğru, gaspa ve yüz hileye doğru canını avucuna koyup çabalar.
Nadir olarak ekmeğe ihtiyacı olmadığında üne ve şairlerin övgüsüne âşıktır;
Soyunu ve işlerini yüceltsinler, onun üstünlüğünü anlatmak için kürsüler kursunlar diye;
Haşmeti ve altın bağışlaması, konuşmalara amber gibi koku versin diye.[1]
[2]
Ancak bu defa cömertlik dolu o vezir, izzet Burak'ı üzerinde dünyadan gitmişti.
Onun yerinde yeni vezir reis olmuştu; fakat çok merhametsiz ve cimriydi.
Dedi: "Ey padişah! Bizim harcamalarımız var; bir şair için karşılık olarak bu bahşiş olmaz.
Ey bahtiyar! Ben onda birin dörtte biriyle şair adamı hoş ve razı ederim."
Halk ona dedi ki: "O, önceden bu yiğitten on bin alıp götürmüştür.
Şekerden sonra nasıl kamış çiğner?
Sultanlıktan sonra dilencilik nasıl yapar?"
-Vezir- dedi: "Ona baskı içinde baskı yaparım, beklemekten ağlar ve güçsüzleşir.
O zaman ona yolun toprağını versem, çimendeki gül yaprağı gibi kapar.
Bunu bana bırak; çünkü istekli ateş de olsa bunda ustayım.
Ülker yıldızından/gökten yere kadar uçsa, o beni görünce yumuşar."[3]
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1186-1192)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, )
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1209-1218)