"Ün" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
1. satır: 1. satır:
 
==Göndermeler==
 
==Göndermeler==
=== Mesnevi'den<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.</ref> ===
+
=== Mevlânâ'dan ===
[1/1853] O [[halk]]ı kendine tutkun görünce [[gurur]]la kendinden geçer.
+
O [[halk]]ı kendine tutkun görünce [[gurur]]la kendinden geçer.
 
+
O bilmez ki [[şeytan]] onun gibi binlercesini [[ırmak]] suyuna atmıştır.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 1853-1854)</ref>
[1/1854] O bilmez ki [[şeytan]] onun gibi binlercesini [[ırmak]] suyuna atmıştır.
+
----
 +
[[İhsan]] sahipleri yüz bağış, cömertlik ve iyilikle [[altın]] biriktirip [[şair]]leri bekler.<br>
 +
Onlara göre bir [[şiir]], yüz kumaş yükünden daha [[iyi]]dir; özellikle de derinden [[inci]] çıkaran [[şair]] olursa,<br>
 +
[[İnsan]] [[ilk]] olarak [[Ekmek|ekmeğ]]e [[hırs]] duyar; çünkü azık ve [[ekmek]] [[can]]ın direğidir.<br>
 +
-İnsan- [[hırs]] ve [[istek|isteğ]]inden [[kazanç|kazanc]]a doğru, [[gasp]]a ve yüz [[hile]]ye doğru [[can]]ını avucuna koyup çabalar.<br>
 +
Nadir olarak [[ekmek|ekmeğ]]e ihtiyacı olmadığında üne ve [[şair]]lerin övgüsüne [[âşık]]tır;<br>
 +
[[Soy]]unu ve [[]]lerini yüceltsinler, onun [[üstünlük|üstünlüğ]]ünü anlatmak için kürsüler kursunlar diye;<br>
 +
[[Haşmet]]i ve [[altın]] bağışlaması, konuşmalara amber gibi koku versin diye.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1186-1192)</ref>
 
==Notlar ==
 
==Notlar ==
 
<references/>
 
<references/>
 
[[Category:Mevlânâ]]
 
[[Category:Mevlânâ]]

07.28, 8 Kasım 2008 tarihindeki hâli

Göndermeler

Mevlânâ'dan

O halkı kendine tutkun görünce gururla kendinden geçer. O bilmez ki şeytan onun gibi binlercesini ırmak suyuna atmıştır.[1]


İhsan sahipleri yüz bağış, cömertlik ve iyilikle altın biriktirip şairleri bekler.
Onlara göre bir şiir, yüz kumaş yükünden daha iyidir; özellikle de derinden inci çıkaran şair olursa,
İnsan ilk olarak ekmeğe hırs duyar; çünkü azık ve ekmek canın direğidir.
-İnsan- hırs ve isteğinden kazanca doğru, gaspa ve yüz hileye doğru canını avucuna koyup çabalar.
Nadir olarak ekmeğe ihtiyacı olmadığında üne ve şairlerin övgüsüne âşıktır;
Soyunu ve işlerini yüceltsinler, onun üstünlüğünü anlatmak için kürsüler kursunlar diye;
Haşmeti ve altın bağışlaması, konuşmalara amber gibi koku versin diye.[2]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 1853-1854)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1186-1192)