"Kurtuluş" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| 4. satır: | 4. satır: | ||
[1/3906] Çünkü [[can]] [[canan]]a ulaşmayınca, edebe kadar kendi kendine kör ve karadır. | [1/3906] Çünkü [[can]] [[canan]]a ulaşmayınca, edebe kadar kendi kendine kör ve karadır. | ||
| − | |||
| − | |||
| − | + | {{:Mesnevi 000137}} | |
| − | |||
| − | |||
| − | |||
{{:Mesnevi 000130}} | {{:Mesnevi 000130}} | ||
10.28, 13 Eylül 2011 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mesnevi'den[1]
[1/3905] Bu büyük tehlikeden -faraza- canını kurtarsa, talihsizlik ve korku sermayesi edinmiş olur.
[1/3906] Çünkü can canana ulaşmayınca, edebe kadar kendi kendine kör ve karadır.
|
Beyin ve gönül olmadan düşünceyle doluydular; ordusuz ve savaşsız zafere erdiler. O apaçık görme, onlara göre düşüncedir; yoksa uzak olanlara göre görmektir. Düşünce, geçmiş ve gelecekten olur. Bu ikisinden kurtulunca güçlük çözülür. Her nitelikliyi niteliksizken görmüşlerdir. Madenden önce gerçeği ve sahteyi görmüşlerdir.[2] |
|
Korkak tabiatlı, cam canlı tacirin ticaretinde ne kâr vardır, ne de ziyan. Hatta ziyanı vardır, çünkü mahrumdur ve hordur; şule yutan, ışık bulur. Çünkü bütün işler ümit üzeredir; din işi evlâdır; bununla kurtulursun. Burada ümitten başka kapı çalmaya izin yoktur. Allah doğruyu daha iyi bilir. Boyunları çalışmaktan iğ gibi olsa da kişileri mesleklere çağıran, ümit ve beklentidir. Kişi sabahleyin dükkâna giderken, rızk ümit ve beklentisiyle koşar.[3] |
|
Aşk, seçkin kişiler için gemi gibidir; afeti nadir olur, çoğunlukla kurtulur.[4] |
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 174-177)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap,3088-3093)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(4. kitap, 1405)